"Şefkat dahi aşk gibi, belki daha keskin ve daha geniş bir tariktir ki, Rahîm ismine isal eder." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şefkat, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin “acz, fakr, şefkat, tefekkür” yolu olarak tarif ettiği, iman ve Kur’an hizmetinin dört rüknünden biridir. İnsanı “Rahîm ismine isal” eden en büyük bir vesiledir.

Rahim ve Hakim isimlerine mazhar olan Üstad Bediüzzaman Hazretleri şöyle buyurur;

“Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeğe, îmanımı kurtarmağa koşuyorum.”(1)

Bediüzzaman, asrın ızdıraplarını kalbinin derinliklerinde hissederek yaşamış, “Âlem-i İslam’a indirilen darbelerin en evvel kalbime indirildiğini hissediyorum.” diyerek, bütün İslam âlemine hatta tüm insanlığa kanat açmıştır.

Bediüzzaman Hazretleri, o karanlık ve meşum dönemde İslam âlemini içine düştüğü yeis ve ümitsizlikten kurtarmak için bütün gücüyle çalışmış, bütün insanların imanını kurtarma yolunda azami gayret göstermiş ve şöyle buyurmuştur;

“...Kur'ânımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selâmette görürsem, cehennemin alevleri içinde yanmağa razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur.”(2)

Bu ifadeler, onun ne derece engin bir şefkat sahibi olduğunun açık bir delilidir.

Rahîm ismine kâmil manada mazhariyet, insanlara iyiliklerin en büyüğü olan iman vadisinde yardımcı olmakla, onları ebedî azaptan kurtarıp sonsuz bir saadete kavuşturmak için, bütün himmet ve gayretiyle çalışmakla gerçekleşir. Allah Resûlü (asm.) bu mananın en ileri temsilcisidir. Onun (asm.) bu engin şefkati karşısında, kendinden geçenler, eriyip tükenenler, “ölmeden evvel ölür” ve “ashab” olarak dirilirlerdi. O, müşrikleri tevhide davet eder, onların cehennem azabından kurtulmaları için bütün himmetiyle, en ağır ve dayanılmaz şartlar altında gayret gösterirdi. Ama şirkin de amansız düşmanıydı.

Nitekim Cenâb-ı Hak da en büyük cürüm, en ileri cinayet olarak şirki göstermiş.

“Allah şirki asla bağışlamaz. Bundan başkasını ise dilediği kimse için bağışlar...” (Nisa, 4/48)

buyurmuş, ama kendisine ortak koşan o bedbahtların kurtuluşu için de kitap inzal etmiş ve sevgili Habibini (asm.) hakkı tebliğ ile vazifelendirmişti. Biz de o Resûl-i Kerim’in (asm.) ümmeti olarak, şefkatle cihazlanıp inanmayanları imana, şirke düşenleri de tevhide davet etmeliyiz.

Bununla birlikte, her şey gibi şefkatin de bir ölçüsü vardır. Bu ölçüyü aşan şefkat, şefkat olmaktan çıkar ve kaderi tenkit yoluyla insanı dalâlete götürebilir. Böyle bir tehlikeye düşmemek için Risale-i Nur'daki şu hakikatlari sürekli dikkate almalıyız:

“Allah’ın rahmetinden fazla rahmet edilmez. Allah’ın gadabından fazla gadab edilmez.”(3)

“Şefkat-i insaniye, merhamet-i Rabbaniyenin bir cilvesi olduğundan, elbette rahmetin derecesinden aşmamak ve Rahmeten-lil-Âlemîn olan Zâtın (asm.) mertebe-i şefkatinden taşmamak gerektir.”(4)

Dipnotlar:

1) bk. Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı.

2) bk. age.

3) bk. Sözler, Lemeat.

4) bk. Kastamonu Lâhikası, 46. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 15.124
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Adem68474

RAHİM İSMİNE AYİNADARLIĞI ZİYADEŞTİRMEK İCİN NELER YAPILABİLİR

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Allah’ın herhangi bir ismini anlamak, yaşamak ve hayata geçirip azami manada o isme mazhar olabilmek ancak tahkiki ve hakiki iman ile mümkündür. İman ne kadar sağlamsa İlahi isimleri anlamak ve yaşamak da o oranda sağlam olur.

Bu zamanda hakiki ve tahkiki imanı elde edip manen terakki ve tekemmül etmenin en sağlam en kısa en kolay yolu Risale-i Nur ile meşgul olmak ve onu hazmederek okuyarak onda derinleşmekten geçer. Bunun başka kısa ve kolay bir yolu bulunmuyor.

Mesela Risale-i Nurdan tahkiki iman dersini alan birisinde şefkat ve adalet hissi inkişaf eder her hadisede şefkatin izlerini okur şefkatli olmaya kendinde bir saik bir itici güç bulur. Bu da Rahman ve Rahim isimlerine güzel bir ayna güzel bir takvim olmaya yöneltir. Zaten Nur mesleğinin dört esasından birisi de şefkattir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...