"Taife, necm, nevbet kelimeleri, sûre kelimesinin vazifesini ifa edebilirler. Sûre kelimesinin onlara tercihan zikrinde ne vardır?" Sualinin cevabını izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"S. Taife, necm, nevbet kelimeleri, sûre kelimesinin vazifesini ifa edebilirler. Sûre kelimesinin onlara tercihan zikrinde ne vardır?"
"C. Onları, şüphelerinin menşei ile ilzam ve boğmaktır. Şöyle ki:
"Onları şüpheye düşürten, güya Kur’ân’ın def’aten nazil olmamasıdır. Demek Kur’ân def’aten nâzil olmuş olsaydı, Allah’ın kelâmı olduğundan şüpheleri olmazdı. Lâkin parça parça nâzil olduğundan, şüphelerine bais olmuştur ki, “Bu, beşerin kelâmıdır, parça parça yapılışı kolaydır, biz de yapabiliriz” diye şüpheye düştüler. Kur’ân-ı Kerim de, onların kolay zannettikleri yolu, بِسُورَةٍ tâbiriyle ihtar ve “Haydi, mislini getiriniz de, sizin kolay zannettiğiniz parça parça şeklinde olsun” diye, onları kolay addettikleri yolda boğmuştur."
"Ve keza, Zemahşerî’nin beyanı vechiyle, Kur’ân-ı Kerimin sûrelere taksim edilmiş bir şekilde nâzil olmasında çok faideler vardır. Evet, çok garip letaifi havi olduğu için, şu üslûb-u garip ihtiyar edilmiştir." (1)
Sûre tabiri, diğer tabirlere nisbetle en hafif, en kolay bir parça, bir derece manalarına geliyor. Kur’an; “haydi siz Kur’an’ın bir taifesini, bir necmini, bir nevbeti gibi zor ve ağır kısımlarını değil de, daha kolay ve daha hafif olan bir sûresini getirin” diyerek, insanlara meydan okuyor, onların acizliklerini ilan ediyor ve Kur’an’ın, Allah kelamı olduğunu ilan ve ispat ediyor.
Daha hafif ve daha kolay olanın benzerini getirmekten aciz olan insan, elbette daha zor ve ağır olanın benzerini getirmesi ve yapması mümkün olmaz. Sûre tabiri de bu kısımlar ve dereceler içinde en hafif ve kolay olanı ifade ediyor.
(1) bk. İşartü'l-İ'caz, Bakara Suresi23-24. ayet tefsiri
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü