"O hazır gün, yarım ölmekte ve hareket-i mezbuhanedeki ıztırap çeken cismimin cenazesini taşıyan bir tabut suretinde göründü." Tarihvari nazarın kattığı mana nedir?
Değerli Kardeşimiz;
"Sağ ile soldan tevahhuş edip hazır günüme baktım. O gafletli ve tarihvâri nazarıma o hazır gün, yarım ölmekte ve hareket-i mezbûhânedeki ıztırap çeken cismimin cenazesini taşıyan bir tabut suretinde göründü." (Lem'alar, 26. Lem'a, Yedinci Rica)
Bu ifade, Üstad'ın içinde bulunduğu "hazır gün"e, yani şimdiki zamana, geçmişi ve geleceği kapsayan geniş bir perspektiften baktığını gösteriyor. O anı sadece bir an olarak değil, bir tarihin parçası, yani geçmişte yaşanmış, sonuçları bilinen veya bilinecek bir olay gibi görüyor.
Üstad, içinde bulunduğu günü (ehl-i gaflet nazarıyla bakıldığında) "yarım ölmekte" ve "cenaze taşıyan bir tabut" olarak tarif ediyor. Bu dramatik ve acı verici benzetmelerle birleşen "tarihvari nazar" sanki o anın sonucunun kaçınılmaz bir felaket olduğunu, bu sonun tıpkı tarihteki olaylar gibi önceden belli ve değiştirilemez olduğunu vurguluyor. Olaylara dışarıdan, sanki bir tarih kitabını okur gibi bakması, içinde bulunduğu ıstırapla birleşiyor.
Normalde bir kişi yaşadığı anı sübjektif, yani kişisel duygularla dolu bir şekilde algılar. Ancak "tarihvari nazar" ifadesi, Üstad'ın kendi acısından bile bir nebze uzaklaştığını, kendi durumunu bile bir tarihçi gibi tarafsız, nesnel ve soğuk bir şekilde değerlendirmeye çalıştığını ima ediyor. Bu, yaşadığı acının o kadar yoğun olduğunu gösterir ki, zihni bu acıdan bir an için kaçmak, onu daha geniş bir bağlamda anlamlandırmak ister.
Kısaca, "tarihvari nazar" ifadesi, Üstad'ın şimdiki zamanı, kaçınılmaz ve acı sonu olan bir tarihsel olay gibi algıladığını ve bu nedenle derin bir umutsuzluk ve bitkinlik içinde olduğunu vurgular. Bu umutsuzluk ve bitkinlik ne kadar derin tasvir edilirse edilsin, imanın buna çare ve ilaç olması da o kadar derin, faydalı ve güzel bir ilaçtır manası tasvir edilmiş olur.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü