"O kemalin ziyası şuun ve sıfat ve esma ve ef’al ve âsâr perdelerinden geçtiği halde, şu kâinatta yine bu kadar hüsnü ve cemali ve kemali göstermiş." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Allah’ın zatı mutlak kemaldedir. Bütün mevcudatta ve eşyada görünen güzellikler, Allah’ın cemal ve kemalinden, isim ve sıfatlarından bir tecelli ve bir parıltıdır. Bu parıltı ve tecelliler Zat-ı Akdes'in şuunat, sıfat ve isimlerinin binler perdelerinden geçmektedir.
İsim ve sıfatların bir cilvesi ve pırıltısı olan bu güzellikler, insanı hayrete düşürüyorsa, Zat-ı İlahi'deki cemal ve kemalin nasıl olduğu kıyas edilsin. Bu hakikat Şualarda şöyle ders verilir:
"Evet, koca cennet bütün hüsün ve cemaliyle bir cilvesi bulunan ve bir saat müşahedesi ehl-i cennete cenneti unutturan bir cemal-i sermedî, elbette nihayeti ve şebîhi ve nazîri ve misli olmaz." (Şualar, Dördüncü Şua)
Güneş'in merkezdeki ışığı ile bir aynada tecelli eden ışığı arasında ne derece büyük bir fark varsa, Zat-ı İlahi'deki cemal ve kemal ile onun çok gölgelerden geçip eşyada tezahür eden cemal ve kemali arasında da kıyasa gelmez bir fark vardır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü