"Hakiki bir hüsün, hakiki bir kemal, hakiki bir cemal" arasında ne fark vardır?
Değerli Kardeşimiz;
Kemal, kelime olarak mükemmellik ve bütün güzel sıfatlarla muttasıf olmak demektir. Mükemmel ve kusursuz olan bir şey ise sevilmeye layıktır. Allah’ın bütün sıfatları ve isimleri mutlak kemaldedir, zat-ı akdesi de bütün noksan sıfatlardan ve kusurlardan mukaddes ve münezzehtir.
Muhabbete sebep olan her güzellik her kemal her cemal Allah’tandır. Hayat, ilim, kudret... gibi ezelî ve ebedî olan kemal sıfatlar onundur. Bunlar ise zatında sevilirler.
Hüsün, kelime olarak güzellik ve cemal demektir. Güzellik ve cemal de muhabbetin en mühim bir vesilesidir. İnsan fıtratında güzele karşı şiddetli bir meyil ve alaka vardır. Allah’ın zatı gibi bütün sıfatları da sonsuz güzellikte ve cemaldedir.
Şu kâinatta çiçeğinden baharına, zemininden semasına kadar sevdiğimiz, takdir ve tahsin ettiğimiz her şey Cenâb-ı Hakk'ın esma-i hüsnasının aynalarıdır. Ezelden ebede bütün kemal ve hüsünler onun hazinesinden gelmektedir. Kâinattaki bütün ikramlar, ihsanlar, güzellikler Allah’ın isim ve sıfatlarının birer parıltısıdır.
"Sen yalnız Rahmân ismine bak ki, cennet bir cilvesi ve saadet-i ebediye bir lem’ası ve dünyadaki bütün rızık ve nimet bir katresidir." (Sözler, 32. Söz, Üçüncü Mevkıf)
Öyle ise insan, bütün muhabbetini; "Sebebsiz ve bizzat mahbub olan kemal-i mutlak sahibi, Zat-ı Zülkemal ve Zülcemal’e" hasretmelidir. Zira sevilmeye ve muhabbet edilmeye en layık olan Allah’tır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü