"O mübarek ve kudsî zâtların tezgâhlarına müracaat etmiyor." İmam Gazali için kullanılan "Kudsî Zat" tabiri doğru mudur?
Değerli Kardeşimiz;
Kudsi, tabiri o zatın Allah katındaki makbuliyetine işaret eden bir sıfat ve unvandır; yoksa kusur ve eksikten münezzeh veya masum manalarına gelmiyor. Kâbe ve Mescid-i Aksa gibi binalara nasıl "mukaddes beldeler" deniliyorsa, aynı şekilde Allah yolunda giden kâmil, veli ve âlimlere de "kudsî" deniliyor ve denilebilir.
Yani kudsî kelimesi sarf olunduğu makama ya da şahsa göre mana kazanır. Bu kelime Allah hakkında kullanıldığı zaman eksik ve kusurdan münezzeh ve mukaddes manasına gelirken, bir peygamber hakkında kullanıldığı zaman, masum ve günahsız, bir veli zat için kullanıldığı zaman da makbul ve kâmil manalarına gelir. Bu sebeple bir kelimenin sadece lügat manası ile hareket etmek doğru olmaz. O kelimenin kullanılma şekline, sahasına ve ıstılahî manalarına da dikkat etmek gerekir.
İmam-ı Gazzalî (ra) Allah katında çok yüksek ve âli bir makama sahip olduğu için, bu manaya işaret olarak kudsî denilmiş. Yoksa "tenzih" manasına gelen "kudsî" kelimesi sadece Allah’a mahsustur.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü