"O vakit nev-i insan, hak ve hakikat lisanıyla, hikmet ve intizamın diliyle der ki..." Devamıyla özetler misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Burada yerküremiz bir bedene, bütün bitkiler, hayvanlar ve insanlar ise ona giydirilen “hikmetle dokunmuş ve dikilmiş” bir gömleğe benzetilmiştir. Bu gömlek, dışarıdan satın alıp giydiğimiz gömlek gibi değildir. Zira bu gömlek yeryüzünden çıkmakta, güneşin, havanın, suyun ve mevsimlerin işbirliği ile dokunmaktadır. Onun dokunduğu ipler ise elementlerdir. Yeryüzünün her tarafına yayılan bu ipleri kim yaratmışsa, onlardan dokunan bütün eşyanın da hâlıkı, sahibi, mâliki de odur.
Kur’ânın bir hülasası olan Fatiha suresinde Allah, kendisini Rabbü’l-âlemîn olarak tanıtmaktadır. Bütün âlemleri terbiye etmeyen, o âlemlerden dokunan bitkileri, hayvanları ve insanları yaratamaz, terbiye edemez. Güneşi terbiye eden gözü de ona göre terbiye etmiştir. Rızıkları terbiye eden, mideleri de onları hazmedecek şekilde terbiye etmiştir.
Haliçe, küçük halı demektir.
İnsana rububiyet dava edilebilmesi için yeryüzüne serilen haliçenin bütün nakışlarını icad edecek bir iktidara sahip olmak gerekmektedir. Bu nakışlardan birisi bir ağaç ise bir diğeri bir kuş, bir başkası bir insandır. Bunların her bir ferdini de ait oldukları nevileri de yaratmak ancak bütün âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü