"Fakat şu haliçe hem hayattardır, hem intizamlı bir ihtizazdadır. Her vakit nakışları kemal-i hikmet ve intizamla tebeddül eder. Ta ki, nessacının muhtelif cilve-i esmasını ayrı ayrı göstersin." Haliçenin mahiyeti ile ilgili haşiyeyi izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Haliçenin hayattar olduğu nazara verilmekle, yeryüzüne serilen bu ilahi örtünün bizim halılardan son derece üstün olduğu hatırlatılmış oluyor. Bizim dokuduğumuz ve serdiğimiz halılarda bir yenilenme olmaz, aksine eskime ve tozlanma olur.

Bu sene seyrettiğimiz çimenler, yediğimiz meyveler yeryüzüne yeni serilmişlerdir. Bu daimî yenilenmenin hikmeti ise “Nessacının muhtelif cilve-i esmasını ayrı ayrı göster” me olarak ifade ediliyor.

Nessac; “nesceden, dokuyan” demektir. Yediğimiz bir meyve bütün kâinattan süzülmüş, elementlerle, atomlarla, hücrelerle dokunmuştur. Böylece ortaya çıkan o ilahi eserde Hakîm, Kerîm, Muhsin, Rezzâk, Müzeyyin, Mülevvin gibi çok esma tecelli etmiştir. Meyvelerin yenilmesiyle bu tecelliler de kaybolmuşlar, ancak esma-i ilahiye baki olduğu için aynı isimler yeni meyvelerde yeniden tecelli ettirilmiştir.

Kendi bedenimizi düşünelim. Allah’ın pek çok esmasına ayna olan bu beden ve ondaki mükemmel organlar her sene değişmektedir. Seksen yaşındaki bir insan, seksen tane beden değiştirmiş gibidir. Rabbü’n-nas (insanları terbiye eden) umumî bir isimdir; insanın tüm olarak terbiye edilmesini ifade eder. Bunun yanında ciğerin terbiyesi ayrı, midenin terbiyesi ayrı, elin, ayağın, gözün kulağın terbiyeleri ayrıdır. Bunlar da Rab isminin farklı tecellilerini sergilerler. Her sene yenilenen bedende, bu tecelliler de bir bakıma yenilenirler.

"Sonra zeval ve fenaya baktım. Gördüm ki, sinema perdeleri gibi ve Güneş'e mukabil akan kabarcıklar misillü, lezzet verici bir teceddüd-ü emsaldir, bir tazelenmektir. Ve Esma-i hüsnanın çok hasna ve güzel cilvelerini tazelendirmek için âlem-i gaybdan gelip âlem-i şehadette vazifedârane bir seyerandır, bir cevelandır. Ve cemal-i rububiyetin hikmettârane bir tezahüratıdır. Ve mevcudatın hüsn-ü sermediye karşı bir ayinedarlığıdır, yakinen bildim." (Şualar, İkinci Şua, Birinci Makam)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...