"Evet, hayat apartmanı yıkılıyor. Ömür tayyaresi şimşek gibi geçiyor." İzah eder misiniz?
Cevap
Değerli Kardeşimiz;
Burada yıkılmak üzere olan apartman, insanın bedeni ve hususî dünyası oluyor. Beden ise her gün eskiyor, yıpranıyor, zayıflayıp ölüme doğru hızla ilerliyor.
Şimşeğin çakması ile hâsıl olan anlık ışıkta kitap yazılamaz, kahve içilemez, iğneye iplik dahi geçirilemez. Bu durumda şimşeğin ışığına müptela olup Güneşi küstürmek ve güneş ışığından yüz çevirmek pek akıl kârı değildir.
Dünya hayatı şimşeğin ışığı, ahiretin sonsuz hayatı ise güneş ışığı gibidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yazar:
Kategorileri:
Okunma sayısı : 6.085
Yorumlar
"Zaman da sel dolaplarını sür'atle çalıştırıyor." cümlesini "sel" ve "dolap" kavramlarıyla izah eder misiniz?
Sel, bir bölgede toprağı belirli bir süre için tamamen veya kısmen su altında bırakan; ani, büyük ve düzensiz su akıntılarına verilen isimdir. Bu düzensiz akıntı, önüne gelen her şeyi sürükleyip götürür. Zaman da aynı şekilde ne var ne yok her şeyi cennet ve cehennem mahzenine sürükleyen bir sel gibidir.
Dolap ifadesi ise, genellikle bir akarsu kıyısına kurulan, dönerek çalışan ve su çeken düzenek anlamındadır.
Burada akarsu ve sel anlamlarının benzerlikleri üzerinde yoğunlaşırsak, dolap kelimesiyle bu anlama vurgu yapıldığını düşünebiliriz. O halde Üstad şöyle bir benzetme yapmış olabilir:
Sel dolapları; eskiden genelde buğday öğütme değirmenlerinde kullanılırdı. Dolayısıyla sel dolaplarının çalışmasıyla, buğdayların öğütülerek aniden paramparça olmasına benzetilerek, insanın da sel dolapları sırasına dahil olup; intizar süresinin kısalığına işaret ediyor, diyebiliriz.
İhtiyarlar risalesinnde geçen aşağıdaki şu ifadeler " Evet, hayat apartmanı yıkılıyor" un harika bir izahı gibi olmuş.
Bir zaman gençlik gecesinin uykusundan ihtiyarlık sabahıyla uyandığım vakit kendime baktım, vücudum kabir tarafına bir inişten koşar gibi gidiyor. Niyazi-i Mısrî’nin
Günde bir taşı bina-yı ömrümün düştü yere,
Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber
dediği gibi, ruhumun hanesi olan cismimin de hergün bir taşı düşmekle yıpranıyor. Ve dünya ile beni kuvvetli bağlayan ümitlerim, emellerim kopmaya başladılar.
Cahit Sıtkı Tarancı'nınOTUZ BEŞ YAŞ şiirinde geçen şu mısralar da ise,
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Diyerek , "şimşek gibi geçen ömür tayyaresinin" geçip giderken, çocukluğunu ve gençliğinde alıp götürdüğünü, zamanın hızlı akması ile insan da değişime uğradığını, hanği resme baksa farklı suetler gördüğü için, bu ben değilim diyerek, yalandır kayğısız olduğum yalan diyor.