"Onlar, Nurlardan aldıkları feyze kanaat etmek, onların üstüne haktır." Risale-i Nur'dan başka kaynağa müracaat yanlış mıdır?
- Evet, Risale-i Nur başka kitaplara lüzum bırakmamış. Zaten sorulan suallerin cevapları onda var. Bunu anlıyorum farkındayım. Ama başka kaynak okumaya doğru gözle bakmamamız mı gerekiyor? Hizmete mi zarar veriyor bu? Yirmi Sekizinci Mektup, Üçüncü Mesele'nin sonunda geçen, 'Onlar, Nurlardan aldıkları feyze kanaat etmek, onların üstüne haktır.' ifadesine bu tarz bir tevil getirildi.
- Tamam, şunu biraz da olsa anlıyorum:
- Kişi bir yol seçmeli, onda istikamet üzere gitmeli. Aksi hâlde bir oradan bir buradan zorlanacaktır ve hiçbir yere tam bağlanamadığından eksik kalacaktır. Ama dediğim gibi, başka kaynaklardan İslamî şeyler okumak doğru değil mi? Hadis okumaya kimsenin sözü olmayacaktır.
- Ama onun dışında belli başlı Ehl-i sünnet yolunda görünen yazarların kitaplarını okumakta yanlış var mı?
- O Üçüncü Mesele'deki son cümlede asıl kastedilen ne? o cümle Nasıl anlaşılmalı?
- Ve o cümleden ziyade Üçüncü Mesele bir bütün olarak nasıl tevil edilmeli?
Değerli Kardeşimiz;
Evvela şunu ifade edelim ki, Risale-i Nurların haricinde kitap okumak, Risale-i Nurlara olan sadakate zarar vermez. Şayet "Risale-i Nurlardan tatmin olmadım, onun yerine şunları okuyalım!.." denilirse, o zaman sadakate zarar verir.
İkincisi, sadakat ile mukallidlik aynı şey değildir. Risale-i Nurların sadık bir mukallidi olmak yerine, Risale-i Nurlara sadık bir muhakkik olmak daha güzeldir.
Üçüncüsü, "Risale-i Nurların dışında başka kitap okunmaz." diyenler iki kesimdir. Birinci kesim mutaassıp olanlardır.
İkinci kesim ise iyi bir niyet ile nazarların dağılmaması için Risale-i Nurlardan başka eserlerin okunmasına taraf olmayanlardır. Bunlar bu zamanda her şeyin temeli ve esası olan imanı tehlikede gördükleri için, haklı olarak bütün dikkat ve nazarların imanı kurtaran Risale-i Nurların üstünde olmasını istiyorlar, ta ki nazarlar dağılmasın, iman hizmeti sekteye uğramasın. Böyle bir mülahaza ile farklı kaynakları men etmek kısmen doğru olabilir. Ama bu bakış açısını külliyete ve umumiyete yaymak mahzurludur, doğru değildir.
Öyle ise Risale-i Nurları eksik veya yanlış gördüğünden dolayı değil, sırf daha iyi anlamak ve fikrine kuvvet vermek maksadı ile başka kaynaklara bakmakta bir mahsur yoktur. Nitekim Risale-i Nurların birçok yerinde birçok kaynaklar referans olarak bizzat Üstad Hazretleri tarafından veriliyor. Hâl böyle iken, farklı kaynaklara yabani bakmak Risale-i Nurların kabul ettiği bir bakış açısı değildir.
Dördüncüsü, Risale-i Nurların sahası imana dair konulardır, bunun dışında kalan birçok ilim dalını mecburen başka kaynaklardan talim edeceğiz. Risale-i Nurları her noktada kâfi görmek ve farklı kaynakları men etmek cahillik olur. Mesela, Risale-i Nurlarda namazın ehemmiyeti harika bir şekilde anlatılıyor, ama namazla alakalı hususlar anlatılmıyor. Zekâtın ehemmiyeti anlatılır, ama zekât kimlere verilir kimlere verilmez, bunlar anlatılmaz. Bunları öğrenmenin yolu fıkıh kaynaklarıdır.
Beşincisi, Risale-i Nurlar İslam binasının temeli olan imana dair meseleleri ders veriyor ve bütün mesaisini bu temelin tahkimine sarf ediyor. Lakin İslam binası sadece temelden ibaret değildir, bu temelin üzerine bina olan bir apartman ve odaları da vardır. Zaten temelin gayesi bu binayı tartmak ve ayakta tutmaktır. Öyle ise temelde çalışan iman işçileri "Bina bizi alakadar etmez." diyemez, zira temelin varlık maksadı üzerindeki binadır. İkisi arasında bir ahenk ve düzen teşkil etmek gerekiyor. Biri birisiz olmaz.
Nurlardan sağlam iman dersini almaya muhtaç olduğumuz gibi, ilmihal ve sair kaynaklardan da dersleri almaya muhtacız.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü