"Önümde ebedü’l-abada giden uzun bir yol var. Bu uzun yolda birinci menzilim dünya, ikinci menzilim kabirdir. Bu yolda zad ister, ziya ister." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"... öyle bir yolcuyum ki, önümde ebedü’l-âbâda giden uzun bir yol var. Bu uzun yolda birinci menzilim dünya, ikinci menzilim kabirdir. Bu yolda zâd ister, ziya ister." (Nur'un İlk Kapısı, On Üçüncü Lem'a.)

Bu harika vecize, insanın bu dünyadaki varoluşunu, seyahatini ve gerçek ihtiyaçlarını harikulade bir yolculuk benzetmesiyle gözler önüne serer. İnsanın ruh dünyasına bir harita sunan bu sözü şu üç temel boyutta tefekkür edebiliriz:

1. Sonsuzluk Yolculuğu

İnsan, sadece doğum ile ölüm arasına sıkışmış kısa bir ömrün sahibi değildir. Ruhun yaratılışıyla başlayan bu seyahat, anne karnından dünyaya, dünyadan kabre, oradan haşre ve nihayetinde cennet veya cehenneme, yani ebedü’l-âbâda kadar uzanır. İnsan bu perspektifle kendine baktığında, sıradan bir canlı değil, sonsuzluğa namzet çok büyük bir yolcu olduğunu anlar.

2. İlk Menziller: Dünya ve Kabir

Burada yolculuğun durakları menzil olarak tanımlanır:

Dünya: Yolculuğun sadece birinci menzilidir; bir konaklama yeri, bir mola istasyonudur. Burada kalıcıymış gibi kök salmaya çalışmak, otobüs terminaline saray yapmaya benzer.

Kabir: İkinci menzildir. Dünyadan ayrılan her yolcunun mutlaka uğrayacağı, yalnız ve karanlık geçilmesi mukadder olan bir diğer duraktır.

3. Yolun İki Temel İhtiyacı: Zâd ve Ziya

Bu uzun ve meşakkatli yolculukta yürüyebilmek için yolcunun yanına alması gereken iki şey vardır:

Zâd (Yol Azığı): Uzun yola çıkan her yolcu gibi insanın da azığa ihtiyacı vardır. Bu yolun azığı ise salih ameller, iyilikler, ibadetler ve Allah rızası için yapılan işlerdir. Kabirde ve sonrasında insanı aç ve muhtaç bırakmayacak tek sermaye bunlardır.

Ziya (Işık / Nur): Karanlık menzilleri ve virajları aydınlatacak bir ışık şarttır. Bu seyahatin ziyası ise iman nurudur. İman hem bu dünyayı hem kabir hayatını hem de sırat köprüsünü aydınlatan, abesiyet ve hiçlik karanlıklarını dağıtan en büyük ışık kaynağıdır.

Özetle bu ölçü: Bize zamana ve mekâna sıkışmış dar bakış açısını bıraktırır. Kendimizi ebed yolcusu olarak görüp, kabir ve ötesi için iman ışığı ve amel azığı toplamaya koyulmamız gerektiğini ihtar eden çok şefkatli bir uyanış çağrısıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 21
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...