"Onun büyük âlemdeki san’atı bir kitap şeklinde kendini göstermiş, insandaki sıbğası ise hitap çiçekleri açmıştır. Onun kudreti, büyük âlemde rubûbiyetinin haşmetini gösterirken, küçük âlem olan insanda da nimetleri tanzim..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hitap çiçeği", kısaca insanın külli bir şekilde tefekkür edebilme ve bunu ifade etme kabiliyetine sahip olmasıdır.

Evet, kâinatı mükemmel ve hikmetli bir kitap suretinde yaratan Allah, insanı da o kitabı okuyup anlayacak ve takdir edecek bir mahiyette yaratmıştır. Allah kâinatı çok hikmetli ve manalı büyük bir kitap yaptı, insanı da onu okuyacak bir şekilde terbiye etti, akıl, şuur gibi nice latifelerle, aza ve cihazlarla donattı. İnsan akıl sayesinde kâinatı okuyor, takdir ve tahsinini ifade edebiliyor.

Üstelik o hitap ve beyan etme istidadı o cihazların, duygu ve latifelerinin kullanılması ve inkişaf etmesi ile âlemlerin Rabbine muhatap seviyesine çıkıyor. Yani insan öyle antika ve mükemmel bir sanat ki, hem hitap ediyor hem de hitab-ı İlahiyeye muhatap oluyor.

Kâinat Allah’ın büyük sanatı, insan ise küçük ama en harika sanatıdır. İnsanın kâinata muadil olmasında en mühim ciheti; düşünen, konuşan, yazan, hisseden ve anlayan bir “hitap çiçeği” olmasıdır.

“İnsandaki sıbgatı ve nakş-ı hikmeti dahi hitap çiçeğini açtı.” (20. Mektup)

Her şeyin son derece hikmetli ve mükemmel yaratılmış olması, kâinatı her noktası ilim haykıran bir kitap haline getirmiştir. Yıldızlardan, çiçeklere, hücrelerden genlere kadar her konuda yazılan ilmi eserler bunun en açık delilidir. Kâinat, bir kitap olunca, İlâhî hikmet gereği onun okuyucuları da yaratılacaktır ve yaratılmıştır. Bu görevi melekler her sahada yerine getirmekle birlikte onların marifetleri de çoğu konuda yetersiz kalmakta ve bu boşluğu insan nevi doldurmaktadır. Sadece bir misal verelim: Bir meyve ağacına müekkel olan melek ondaki İlahî sanatı, mükemmel güzelliği seyreder ve onun ibadetini temsil eder. Ancak meyvelerin rızık olduklarını bilemez. Zira melekler yemezler ve içmezler. Meyvenin insan vücuduna ne gibi faydalar sağladığını ancak insan bilmiş, bu konuda çok araştırmalar yapmış ve eserler vücuda getirmiştir.

İnsan bu konudaki ilmini ve ondan doğan hayretini ve hayranlığını dış âleme de aksettirmek için konuşmalar yapmış, bütün nimetlere karşı Allah’a hamd etmiş, O’nun isim ve sıfatlarının kemalini idrakten aciz olduğunu tesbih ve tekbirlerle ilan etmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...