Block title
Block content

Otuz Birinci Pencere, Birinci Nokta, İkinci ve Üçüncü Vecih arasındaki farkı izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İkinci vecih aynadarlık ise: İnsana verilen nümuneler nev'inden cüz'î ilim, kudret, basar, sem', mâlikiyet, hâkimiyet gibi cüz'iyatla, Kâinat Mâlikinin ilmine ve kudretine, basarına, sem'ine, hâkimiyet-i rububiyetine aynadarlık eder, onları anlar, bildirir. Meselâ, 'Ben nasıl bu evi yaptım ve yapmasını biliyorum ve görüyorum ve onun mâlikiyim ve idare ediyorum. Öyle de, şu koca kâinat sarayının bir ustası var. O usta onu bilir, görür, yapar, idare eder.' ve hâkezâ..."(1)

İnsan bu yüzde, nispi ve nazari olan ene dürbünü ile Allah’ın mutlak sıfatlarını mukayese eder. Yani bu vecih, ene ciheti ile insanın Allah’ın sıfatlarına bir ayna olduğuna işaret ediyor. İnsanın cüzi ilmi ile Allah’ın sonsuz ilmine intikal etmesi hakiki bir nakış ya da tecelli değil sadece bir vahid-i kıyastır. Enenin bu yüzünde somut ve gerçek (fiziki) bir yönü yoktur.

"Üçüncü vecih aynadarlık ise: İnsan, üstünde nakışları görünen esmâ-i İlâhiyeye aynadarlık eder. Otuz İkinci Sözün Üçüncü Mevkıfının başında bir nebze izah edilen insanın mahiyet-i câmiasında nakışları zâhir olan yetmişten ziyade esmâ vardır. Meselâ, yaratılışından Sâni, Hâlık ismini ve hüsn-ü takviminden Rahmân ve Rahîm isimlerini ve hüsn-ü terbiyesinden Kerîm, Lâtif isimlerini, ve hâkezâ, bütün âzâ ve âlâtıyla, cihazat ve cevahiriyle, letâif ve mâneviyâtıyla, havas ve hissiyatıyla ayrı ayrı esmânın ayrı ayrı nakışlarını gösteriyor. Demek nasıl esmâda bir İsm-i Âzam var; öyle de, o esmânın nukuşunda dahi bir nakş-ı âzam var ki, o da insandır."(2)

Burada ise Allah’ın isim ve şuunatları hakiki bir nakış ve tecelli şeklinde insanın mahiyetinde tebarüz ediyor. Mesela Allah’taki lezzet-i mukaddese şuunatı insan da lezzet-i süfliye şeklinde hakiki olarak tecelli etmiştir. Enedeki gibi farazi ve hayali bir sahiplenme değildir. İsimlerin ve şuunatın nakış şeklindeki tecellisi insan da somut bir şekilde tezahür ve tecelli ediyor.

Özet olarak, birinci vecihte insandaki benlik duygusu ile Allah’ın sıfatları arasında farazi bir kıyas yapılırken ikinci vecihte isim ve sıfatlar hakiki bir şekilde insan mahiyetinde nakış suretinde tecelli edip kendini somut bir şekilde ilan ediyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Otuz Üçüncü Söz, Otuz Birinci Pencere.

(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...