Otuz İkinci Söz'de: “… sükunet içinde bir sukutu…” deniyor. Bu ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Yani, âyet-i kerime, nazar-ı dikkati, semânın ziynetli ve güzel yüzüne çeviriyor. Tâ, dikkat-i nazar ile semânın yüzünde fevkalâde sükûnet içinde bir sükûtu görüp, bir Kadîr-i Mutlakın emir ve teshiriyle o vaziyeti aldığını anlasın."(1)

Sukünet: Kelime anlamı olarak durgunluk, sâkin olmak ve hareketsizlik anlamlarına geliyor. Buradaki manası ise sema dairesinde bulunan sayısız yıldız ve galaksilerin çok büyük ve azametli olmalarına karşın, Allah’ın irade ve kudreti karşısında gayet itaatkar ve sukünet içinde olmalarına kinayedir. Yani güneş büyüklüğüne güvenip haddini aşarak Allah’ın kudretine karşı asi olamaz demektir.

Sükünet içinde sukut ise, sema dairesinin Allah’ın kudreti karşısında tam ve mutlak bir itaat içinde olmalarını ifade eden teyitli ve te’kitli bir ifade ve bir ıstılahtır.

İnsandan başka kainatta her şey tam bir itaat ve mükemmel bir vazife içindedirler. İnsanın itaat etmemesi de imtihan gereğidir. Yoksa Allah insanı da diğer mahlukat gibi itaatkar kılabilirdi. Her şeyin itaatkar olmasına en büyük delil her şeyin mükemmel bir ahenk ve uyum içinde intizama dahil olmasıdır.

Bugünkü fen ilimleri eşyanın vazife ve uyumunu çok açık bir şekilde izah ve ispat ediyor. Öyle ki güneş büyüklüğüne güvenip asilik edemezken, karınca küçüklüğüne güvenip gizlenemiyor. Her şeyin tedbir ve dizgini Allah’ın elindedir.

Özet olarak, her şey Allah’ın sonsuz kudreti karşısında mutlak sükûnet içinde bir sukuttadır, yani itaat içindedir.

(1) bk. Sözler, Otuz İkinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...