Otuz İkinci Söz'ün, Yirmi İkinci Söz'ün Sekizinci Lem'a'sının izahı ve zeyli olduğu ifade ediliyor. İkisi arasındaki münasebet nedir?
Değerli Kardeşimiz;
Her iki risalede de küçükten büyüğe doğru, yani parçadan bütüne, fertten neve, zerreden kâinata doğru bir fikrî seyahat söz konusudur; çekirdeği yapamayan ağacı yapamaz, bir çiçeği yapamayan baharı yapamaz, insanı yapamayan kâinatı yapamaz gibi… Tek fark, Yirmi İkinci Söz, Sekizinci Lem’ada konunun doğrudan tahlil edilmesi, bu risalede ise herhangi bir varlığa Rab olmak isteyen farazî bir şahıs muhatap alınarak, bütün küfür cereyanlarına cevap verilmesidir.
Yirmi İkinci Söz'ün Sekizinci Lem’asından bir bölüm nakledelim:
"…her bir çiçek, her bir semere, her bir hayvan, o Sâni’in birer sikkesidir, birer hâtemidir, birer turrasıdır. Her nerede bulunsa lisan-ı haliyle her birisi der ki 'Ben kimin sikkesiyim, bu yer dahi onun masnuudur. Ben kimin hâtemiyim, bu mekân dahi onun mektubudur. Ben kimin turrasıyım, bu vatanım dahi onun mensucudur.'..."
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü