Risalelerde, akla kapı açılıp ihtiyarı elden almamak nazara verilirken, peygamberlerin mucize göstermeleri cebir olmaz mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mucizeler peygamberlere sadece peygamberliklerini ispat etmek için veriliyor. Yoksa insanların iradesini elinden alıp onları imana zorla sokacak bir açıklıkta ve bedahette verilmiyorlar.

Mucizenin hem nübüvveti ispat hem de insan iradesini cebre zorlamayacak bir kıvamda olmasına “ekmel-i vecih” deniyor. Yani mucizeler bu kıvamı ile akla kapı açıp iradeyi elden almıyorlar, bu da dünyanın imtihan olma vasfına uygun bir durumdur.

Bir ilacın dozajı düşük olduğunda tesiri kaybolur, yüksek olduğunda ise bünyeye zarar verir. İlacın tesirli olması ve hastayı iyileştirmesi için, dozajının çok iyi ayarlanması gerekir. Aynı şekilde mucizeler de ne ihtiyarı elden alıp kabule mecbur edecek kadar bariz ne de aklın kabul etmeyeceği kadar gizli olmaması gerekir ki, buna ekmel-i vecih yani mucizenin tam kıvamında olma hali denir.

Şayet peygamberlere gelen mucizelerin dozajı ihtiyaçtan fazla olmuş olsa idi, dünyanın imtihan olma sırrı kalmaz, herkes iman eder, Ebu Cehil ile Ebu Bekir (ra) aynı seviyede kalırdı, aralarında hiçbir fark olmazdı.

Peygamberlerin göstermiş olduğu mucizelerin iradeyi elden alacak kadar bedihi olmadığının en büyük ispatı, bu mucizelere bizzat şahit olan müşriklerin imana gelmemeleridir. Ebu Cehil ve onun gibileri, belki onlarca mucizeye şahit oldukları halde, imana gelmeyip küfür ve inkârlarını devam ettirmişlerdir.

Şayet mucizeler iradeyi ortadan kaldıracak kadar açık olmuş olsa idi, bunların iman etmesi kaçınılmaz olurdu. Tarihte bu tarz inkâr içinde olan pek çok müşrik ve kâfirler bulunmuşlar, ama iman getirmemişlerdir. Bu da mucizenin irade ile imtihan ortasında olduğunun bir ispatıdır.

Hatta "kâinattaki kevnî mucizeler de bu şekildedir" denilse mübalağa olmaz. Bir çiçeğin, bir balın, bir elmanın yüzündeki sanat mu’cizesi, nebilerin mucizelerinden geri kalmaz. Ama çok insanlar ülfet ve gaflet ile baktıkları için bu mucizeleri okuyup takdir edemiyorlar...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 4.529
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

bdsemrahbilen
mucize karşısında imana gelmemek hidayetin olmadığından olmuş olabilir mi? mesela bazı mucizeler iradeyi almasada bazıları seçenek bırakmıyor mu? örneğin hz.muhammed(a.s.m)ın gazvede ellerine su dökülmesi bi mataradan ama o suyun fazlalaşması veya yemeğin çoğalması göz yanılgısı olarak düşünülebilir ama ağacın yürümesi ; Bir gün, bir köylüyü imana davet etti. Müslüman bir komşumun vefat etmiş kızını diriltirsen, iman ederim dedi. Mezarına gittiler. İsmini söyleyerek kızı çağırdı. Kabir içinden ses işitildi ve dışarı çıktı. (Dünyaya gelmek ister misin?) buyurdu. (Ya Resulallah! Dünyaya gelmek istemem. Burada babamın evindekinden daha rahatım. Müslümanın ahireti, dünyasından daha iyi) dedi. Köylü bunu görünce, hemen imana geldi. vs... gibi daha çok açık olan mucilerde irade elden alınmış olmaz mı? ayrıca bütün mucizeler bedihihet açısından aynı seviyede denilebilir mi?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...