Risalelerde; "Sahabe olup, daha sonra sahabelikten çıkan var mı?" konusunda bilgi var mı?
Değerli Kardeşimiz;
Tarih ve siyer kitaplarında samimi bir şekilde iman edip sahabe derecesine geldikten sonra, tekrar irtidat eden bir sahabe olup olmadığı konusu ihtilaflıdır. Fakat genel olan görüş sahabe de olsa irtidat edebileceği ihtimalidir. Bazıları da "samimane sahabe olmuş ve dine hizmet etmiş ise, günahkâr ve fasık olmuş ise de dinden irtidat olmamıştır" demişlerdir.
Bazı münafıkların irtidadını tarih ve siyer kitaplarında görüyoruz. Zaten bu münafıklar hükmen sahabe olmadıkları için, "sahabe iken irtidat etmiş" demek yanlış olur.
İslam zahire göre hükmettiği için, hakiki sahabelerin içinde yaşayan münafıklar da Müslüman sayılıyorlardı. Ama bu münafıklardan bazıları münafıklığını gizleyemeyerek bazı hâdiselerin sebebi ile içindeki küfrü izhar etmişlerdir.
Mukatil der ki: "Kim, imanından sonra Allah'ı tanımaz, kâfir olur ve fakat sinesini küfre açarsa, Allah'ın gazabı onların başınadır." (Nahl, 16/106) âyet-i kerimesi, Abdullah ibn Sa'd ibn Şarh el-Kuraşî, Mikyes ibn Subâbe (veya Dubâbe), Abdullah ibn Enes ibnHatal, Tu'me ibn Ubeyrık, Kays ibnu'l-Velîd ibnu'l-Muğîra ve Kaysİbnu'l-Fâkih el-Mahzûrnî hakkında nazil olmuştur.(1)
Salebe ve Ubeydullah bin Cahş da bu sınıftan insanlardır. Yani içinden kâfir iken, dışarıya karşı mümin gözüken münafıklar sınıfındandır. Bunların dışında hakiki manada sahabe olduktan sonra, mürted olan bir sahabe yoktur.
Bu hususta göze çarpan en mühim hâdise Salebe örneğidir. Eshâb-ı kirâmın içinde iken, zengin olup mürted olan ensardandı. Hazret-i Osman (r.a) zamânında öldü.
Salebe malının çok olması için, Peygamber Efendimiz (a.s.m)'den duâ istedi. Resûlullah Efendimiz (a.s.m); “Kanâat et!” buyurdu. Duâ için tekrar tekrar ısrar etti. Peygamber Efendimiz (a.s.m) istediği duâyı buyurunca, malı, hayvanları çoğaldı. Onlarla uğraşıp namaza gelmez oldu. Resûlullah (a.s.m)'ın gönderdiği zekât toplama memurlarına zekât vermedi.
Hakkında Tevbe Sûresi'nin 76. âyetinâzil oldu. Bunu işitince, sadakasını getirip yalvardı ise de kabul buyurulmadı. “Salebeye yazıklar olsun!” hadîs-i şerîfine hedef olmak felâketine uğradı. Ubeydullah bin Cahş gibi o da mürted oldu.
Salebe ismi ile alakalı rivayetler zayıf olduğu için bazen karıştırılabilir. Eshâb-ı kirâmdan olup, Bedir Gazâsında bulunan Salebe başkadır. Onun adı Salebe bin Hatıb el-Ensarî'dir.
İrtidat hususunda Risalelerde geçen bir yeri olduğu gibi vermek istiyoruz:
"Hem, nakl-i sahih ile Ebu Hüreyre ve Huzeyfe gibi mühim zâtlar bulunduğu bir heyette Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş ki:
ضِرْسُ اَحَدِكُمْ فِى النَّارِ اَعْظَمُ مِنْ اُحُدٍ [“Birinizin dişi, cehennemde Uhud Dağından daha büyük olacaktır.” (Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 4:342)] diye, birinin irtidadıyla müthiş âkıbetini haber vermiş. Ebu Hüreyre dedi: 'O heyetten, ben bir adamla ikimiz kaldık. Ben korktum. Sonra öteki adam Yemâme Harbinde Müseylime tarafında bulunup mürted olarak katledildi.' (Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:342) İhbar-ı Nebevînin hakikati çıktı."(2)
Dipnotlar:
(1) bk. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2 / 550-552.
(2) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, Altıncı Nükteli İşaret.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Sahabe olduktan sonra mürted olan vardır. Abdullah İbnu Sa'd İbni Ebi's-Sarh adlı zat Efendimizin vahiy katibiydi. [Ebu Dâvud Hudud 1, (4358); Nesâî, Tahrimu'd-Dem 15, (7, 107)] Daha sonra dinden çıktı ama geri müslüman olduğuna dair rivayetleri sağlamdır. Daha fazla ayrıntı için tıklayınız.