"Saadet-i ebediyenin anahtarı olan imanın kuvvetleşmesi ehemmiyeti çok azimdir. İmanın bir zerre kadar kuvveti ziyade olması, bir hazinedir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Saadet-i ebediyenin anahtarı olan imanın kuvvetleşmesi ehemmiyeti çok azîmdir. İmanın bir zerre kadar kuvveti ziyade olması, bir hazinedir. İmam-ı Rabbânî Ahmed-i Farukî diyor ki: 'Bir küçük mesele-i imaniyenin inkişafı, benim nazarımda yüzler ezvak ve kerametlere müreccahtır.'." (Lem'alar, 30. Lem'a, Altıncı Nükte)
Bu vecize, manevi kazancın ve kalbi derinleşmenin ölçüsünü bambaşka bir boyuta taşıyor. Dünya hayatında kazançlarımızı genellikle nicelikle, yani büyüklükle ölçmeye alışkınız; çok para, büyük başarı, geniş imkanlar gibi. Ancak bu söz, manevi dünyada geometrik veya sayısal büyüklüklerin değil, özün ve kalitenin esas olduğunu hatırlatıyor.
Zerre kadar ifadesi, ihmal edilebilir veya küçük bir parça gibi görünebilir. Fakat söz konusu olan şey saadet-i ebediye olduğunda, o sonsuzluğun kapısını açacak anahtardaki en ufak bir güçlenme, dünyalara bedel bir hazineye dönüşüyor.
Bunu bir benzetmeyle açıklamak gerekirse: Karanlık bir dehlizde yol alırken elinizdeki fenerin ışığının bir tık artması, sadece önünüzü biraz daha fazla aydınlatmakla kalmaz; sizi uçurumlardan korur, adımlarınızı güvenli kılar ve menzile ulaştırır. İşte imanın zerre kadar kuvvetlenmesi de modern hayatın şüphe ve dalgaları arasında insana öyle bir iç huzuru, sarsılmaz bir dayanak noktası ve kalbi güven verir.
Her gün okunan bir ayetin derinliğini biraz daha hissetmek, bir hakikati daha net kavramak veya bir tefekkürle kalbi uyanıklığı artırmak, görünüşte küçük birer adım gibi gelse de ebedi hayat hesabına paha biçilemez birer hazine yatırımıdır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü