"Sahife-i âlemin eb’âd-ı vâsiasında Nakkaş-ı Ezelînin yazdığı silsile-i hâdisâtın satırlarına hikmet nazarıyla bak ve fikr-i hakikatle sarıl..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sual: Neden aklıyla herkes göremiyor?

Cevap: Kemâl-i zuhurundan ve zıddın ademinden.

تَأَمَّلْ سُطُورَ الْكَائِنَاتِ فَإِنَّهَا - مِنَ الْمََلإِ اْلاَعْلٰۤى اِلَيْكَ رَسَاۤئِلُ

"Yani, 'Sahife-i âlemin eb’âd-ı vâsiasında Nakkaş-ı Ezelînin yazdığı silsile-i hâdisâtın satırlarına hikmet nazarıyla bak ve fikr-i hakikatle sarıl. Tâ ki mele-i âlâdan uzanan şu selâsil-i resâil, seni âlâ-yı illiyyîn-i tevhide çıkarsın.'"

"Şu kitabın heyet-i mecmuasında öyle parlak bir nizam var ki, nazzâmı güneş gibi içinde tecellî ediyor. Her kelimesi, her harfi birer mu’cize-i kudret olan bu kitab-ı kâinatın te’lifinde öyle bir i’câz var ki, bütün esbab-ı tabiiye, farz-ı muhal olarak muktedir birer fâil-i muhtar olsalar, yine kemâl-i acz ile o i’câza karşı secde ederek سُبْحَانَكَ لاَ قُدْرَةَ لَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ diyeceklerdir."(1)

Bütün sıfatları ezelî olan Allah-u Azimüşşan’ın, kâinat kitabının sahifelerinde yazdığı harika eserlerine ve mükemmel sanatına hikmet nazarıyla bakarsan, hakikat fikrine sarılırsan; “âlâ-yı illiyyîn-i tevhide çıkarsın.”

Yani kâinatta gezinti yapan, her varlığa ibret nazarıyla bakan bir insan, her biri Allah’ın varlığı ve birliğine ulaştıran delilleri toplayabilir. Bu delillerle Allah’ın razı olduğu makama ve tevhit mertebesine ulaşabilir.

Şu kâinat kitabının umumundaki parlak ve mükemmel intizam ve ahenk, bu nizamı koyan Zat'ın varlığı güneş gibi gösteriyor.

Kâinat kitabında yazılan her bir cümle, her bir kelime, her harf insanların yapmaktan hatta anlamaktan aciz oldukları birer kudret mucizesidir. Bu harika eserlerin Sanii’ne hayret ile secde ederek “Sen her türlü noksandan münezzeh ve uzaksın. Bizim hiçbir kudretimiz yoktur. Şüphesiz ki sen Azîzsin, senin kudretin her şeye galiptir; Hakîmsin, senin her işin hikmet iledir” demek her akıllı insanın işidir.

Çünkü kâinatın her şeyi diğerleriyle münasebettardır; en küçüğünü yapabilmek için bütün kâinatı yapabilecek bir kudret lazımdır. En büyüğünü yapabilmek için de sonsuz bir kudrete sahip olmak şarttır.

İşte kâinat içindeki bütün unsurlar arasındaki mükemmel nizam, harika ahenk, dayanışma, yardımlaşma kudreti sonsuz ve ilmi nihayetsiz olan Cenab-ı Hakk’ı ilan ve ispat ediyor. Yoksa cansız, şuursuz ve iradesiz olan bu mahlûkatın, bu harika işleri kendi başlarına icra etmeleri mümkün değildir.

(1) bk. Mesnevi-i Nuriye, Nokta.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...