Bu tahavvülat-ı zerrat nedir ki; ehl-i dalalet bunu bütün düsturlarında esas ittihaz etmişler ve ayrıca masnuat-ı ilahiyeye masdar olarak göstermişlerdir? Burayı izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tahavvülât-ı zerrât; Nakkâş-ı Ezelînin kalem-i kudreti ve kitab-ı kâinatta yazdığı âyât-ı tekvîniyenin hengâmındaki ihtizâzâtı ve cevelânıdır."(1)

Ehl-i dalalet, zerrelerin mükemmel işler görmesini, harikulade işleyişini bir Yaratıcı’ya vermeyip, zerrelerin kendinden zannederek Allah’ın sanat eserlerine masdar, yani kaynak ve müessir telakki etmişler. Masdar, bir şeyin çıktığı menba, bir işin kaynağı, temelidir.

Zerreler ve onlardan teşekkül eden tabiattaki varlıklar veya kainatın idaresinde çalışan kanunlar, hiçbir işin temeli değildir ve olamaz. Kendi başına bir şey yapamaz. Risalelerde izah edildiği gibi, tabiat; masdar (kaynak) değil misdardır (ölçü ve cedveldir), nazım değil nizamdır, nakkaş değil nakıştır, kâtip değil kitaptır, kudret değil kanundur, sâni' değil bir san’at-ı İlâhiyedir.

(1) bk. Sözler, Otuzuncu Söz, İkinci Maksat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...