"Saidü’n-Nursî dahi meyyit hükmünde idi. Risaletü’n-Nur ile ihya edildi, onunla hayat buldu." Üstad'ın müceddidlik devri, hayat-ı maddiye tarihine mi yoksa hayat-ı maneviye tarihine mi denk gelir?
Değerli Kardeşimiz;
اَوَمَنْ كَانَ مَيْتًا فَاَحْيَيْنَاهُ وَجَعَلْنَا لَهُ نُورًا يَمْشِى بِهِ فِى النَّاسِ’dir. Bu ayetin remzi latiftir. Çünkü hem kuvvetli münasebet-i mâneviye ile, hem cifirle efrad-ı kesiresi içinde hususi bir surette Risalei’n-Nur ve Müellifine bakıyor. Şöyle ki:
مَيْتًا kelimesi tenvin, ن sayılmak cihetiyle beş yüz (500) ederek 'Saidü’n-Nursî' adedi olan 500’e tevafukla, işaret ediyor ki, 'Saidü’n-Nursî dahi meyyit hükmünde idi. Risaletü’n-Nur ile ihya edildi, onunla hayat buldu.'"(1)
Üstad'ın mücedditlik vazifesi Risale-i Nur ile başlıyor.
Yine bu ayet, Üstad'ın Birinci Dünya savaşında cephede savaşırken ölümden harika bir tarzda kurtulması; felsefeden ve gafletten gelen manevî ve şiddetli bir -manevî- ölümden kurtulması ve Kur’an’ın ab-ı hayatı ile yeni bir hayata girmesi tarihlerine de işaret etmektedir.
Bu ayetin Üstadı “meyyit” olarak göstermesinin bir hikmeti; ölümün muammasını ve tılsımını Risale-i Nur ile o açmıştır. Kabrin karanlık bir kuyu, ölümün de ebedî bir yokluğa ve hiçliğe gitmek olmadığını, zahiren dehşetli, karanlık ve çirkin görünen yüzünün arkasındaki güzel yüzünü keşfedip ispat etmiştir.
1) bk. Şualar, Birinci Şua, Beşinci Ayet.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Peki bu tarih hangisidir? Her müceddidin de böyle maddi ve manevi hayatı var da manevi hayatı mi müceddidlik devrinin başlangıcı oluyor? Bu Üstad'da hangi yıla tekabül eder? 1925 mi 21 mi başka mi