"Hiss-i sâdise-i bâtıniye ile hakaike bakar ki, enbiyada vahiy o hisse göredir." İzah eder misiniz? Peygamberlere gelen vahiyler, şahıslarındaki hisse göre değişir mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“İkinci nazar: Menbadan aşağı inmeye bedel, aşağıda gezer. Bu ise hangi fer'e rastgelse, acılığına bir emare görse, şüpheye düşer, tatlılık için delil-i kat'î arzu eder. Heyhât! Her yerde burhan ele gelmez. Böyle incecik bir fer'e cesîm bir neticeyi bindirmek ister. Git gide şüphe, emniyetsizlik tezayüd eder. Hem de akl-ı nazar penceresiyle eşyaya bakar. Hâlbuki mahall-i iman olan kalb, hads ve ilham gibi isimlerle tâbir edilen bir hiss-i sâdise-i bâtıniye ile hakaike bakar ki, enbiyada vahiy o hisse göredir.”(1)

Bütün peygamberler nebi olma açısından bir tarağın dişleri gibi eşittirler ve müminler ayrım yapmaksızın hepsine iman etmek zorundadırlar.

Ayette bu hususa şu şekilde işaret ediliyor:

"Allah’ın elçisi ve müminler, rabbinden ona indirilene iman ettiler. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandılar. 'O’nun elçileri arasında ayırım yapmayız.' ve 'İşittik, itaat ettik, bağışlamanı dileriz rabbimiz, gidiş sanadır.' dediler." (Bakara, 2/285)

Tabi peygamberlerin eşitliği manevi makam ve fazilet açısından değil, iman edilme ve tasdik edilme açısındandır.

Bu inceliğe ayette şu şekilde işaret edilmektedir:

"O peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık. içlerinden bir kısmıyla konuşmuş, bir kısmını da derecelerle yükseltmiştir." (Bakara, 2/253)

Kimisine Allah bizzat söz söyledi. "Kelîmullah" (Allah ile konuşan) yaptı, nitekim Musa (a.s) Tur dağında ve belirlenmiş gecelerde Allah'ın aracısız ve elçisiz sözünü dinledi. Bazısını da birçok derecelerle daha yükseklere çıkardı. Sidretü'l-müntehâdan (bütün varlıkların ilminin son bulduğu nokta) geçirip, "...iki yay kadar yahut daha yakın oldu." (Necm, 53/9) sırrı ile mutlak yakınlık makamında âlemlere rahmet olarak herkese gönderilen peygamber, Allah'ın sevgilisi en son peygamber yaparak, makâm-ı mahmûda yüceltti.

Ayrıca, “Seni alemlere ancak rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya, 21/107) ayeti, bütün mevcudatın rahmet sebebinin Peygamber Efendimiz (a.s.m) olduğunu göstermektedir.

Bütün bu ayetler ve açıklamalar ışığında meseleye bakacak olursak, peygamberlerin kalpleri ve vahiyden almış oldukları feyizler eşit değildir. Hatta Peygamber Efendimizin (a.s.m) bir ayetten aldığı feyiz, bir nebinin tamam feyzinden daha yüksek ve daha geniş olabiliyor.

Üstadımız bu manayı şu şekilde ifade ediyor:

“Hem İsm-i Azama mazhar olan Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın bir âyette mazhar olduğu feyz-i İlâhî, belki bir peygamberin umum feyzi kadar olabilir."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Rumuz.
(2) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Üçüncü Dal.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...