"Sâniinin perestişliğine ve sanatının istihsanına ve nimetinin şükrüne sarf eden en yüksek, en parlak bir fert olabilir." Buradaki fert kimdir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“İnsan ise, şecere-i hilkatin zişuur meyvesidir. Meyve ise, en cemiyetli ve en uzak ve en ziyade nazarı âmm ve şuuru külli bir cüz'îdir. Nazarı âmm ve şuuru külli zat ise, o Sanatkâr-ı Zülcemâle muhatap olup görüşen ve külli şuurunu ve âmm nazarını tamamen Sâniinin perestişliğine ve sanatının istihsanına ve nimetinin şükrüne sarf eden en yüksek, en parlak bir fert olabilir.”(1)

Burada önce insan türünün diğer mahlukata nispeten Allah katındaki değer ve makamı, külliyetli bir muhatab-ı İlahi oluşu, yaratılış ağacının en şuurlu ve en külliyetli bir meyvesi olduğu ifade ediliyor.

Yalnız her insan bu insaniyet makamına layıkı ile mazhar olamıyor. İnsanlar içinde insaniyet mertebesine tam manası ile mazhar olanlar başta peygamberler, âlimler, evliya ve asfiyalardır.

İnsanlık içinde bu makamı en yüksek, en parlak bir şekilde temsil eden ve bu makama mazhar olan fert ise, Hazreti Peygamber Efendimiz (asm)'dir.

Kâinatta tasaffi ve ıstıfa sırrı vardır. Allah en safını, en üstününü ve en seçkinini seçene kadar devam eder. İnsanların en temizi en seçkini en üstünü ve en faziletlisi yani insanlığın Mustafası ise Hazreti Peygamber Efendimizdir (sav).

“Doğrusu o (onlar) bizim katımızda gerçekten seçkin kılınmış, hayırlı kimseler ­arasındadır.” (Sad, 38/47)

Özetle insan denildiğinde, mutlak ve belirsiz kullanıldığı için, elbette kemal derecesindeki zat anlaşılır. Bu nedenle en mümtaz, en mustafa, en külliyetli ve en muazzam insanda Hazreti Peygamber Efendimizdir (asm).

Yaratılış ağacının en tatlı, en büyük ve en haşmetli meyvesi, yine diğer peygamberlerle beraber Hazreti Peygamber Efendimizdir (asm). Bu meyve olmasaydı, Allah kainat ağacını dikmezdi. "Sen olmasaydın, ey Habîbim, felekleri (kâinatı) yaratmazdım."(2) kutsi hadisi de bu sırra işaret etmektedir.

Diğer insanlar Hazreti Peygambere uyma ve onun sünnetine tabi olma derecelerine göre o ferdin hissesinden hisse alırlar. Hazreti Peygamber (asm) dışında hiçbir insan tek başına “o ferd”, fadesini kamil manada temsil edemez.

Dipnotlar:

1) bk. Sözler, On Sekizinci Söz.
2) bk. Acluni, II: 164; Hakim el Müstedrek, II, 615.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...