"Şehid, kendini hayy bilir. Feda ettiği hayatı, sekerâtı tatmadığından, gayr-ı münkatı’ ve bâki görüyor; yalnız, daha nezih olarak buluyor." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Şehid" öldüğünün farkında olmuyor. Ölümü tatmadığı için de kabirdeki o güzel ve nezih hayatını dünya hayatının bir devamı olarak düşünüyor. Şehidliğin en büyük imtiyazlarından birisi de budur.

Burada Allah’ın şehide vermiş olduğu en büyük nimet ve en azim mükâfat ölümdeki firak acısını çektirmemesidir. Zaten ölümün en soğuk ve acı tarafı, alışıp ünsiyet peyda ettiğimiz sevdiklerimizden ayrılmaktır. Allah mükâfat olarak şehid olan kişiye ölümdeki bu ayrılık acısını yaşatmıyor.

Rüyada güzel bir ikrama mazhar olan adam, bu ikramın rüya olduğunu bilirse aldığı lezzet eksik olurken. rüyada olmadığını, bu ikramın hakiki olduğunu düşünen biri ise tam lezzet alır...

"Dördüncü tabaka-i hayat: Şüheda hayatıdır. Nass-ı Kur'ân'la, şühedanın, ehl-i kuburun fevkinde bir tabaka-i hayatları vardır. Evet, şüheda, hayat-ı dünyevîlerini tarik-i hakta feda ettikleri için, Cenâb-ı Hak, kemâl-i kereminden, onlara hayat-ı dünyeviyeye benzer, fakat kedersiz, zahmetsiz bir hayatı âlem-i berzahta onlara ihsan eder. Onlar kendilerini ölmüş bilmiyorlar. Yalnız kendilerinin daha iyi bir âleme gittiklerini biliyorlar, kemâl-i saadetle mütelezziz oluyorlar, ölümdeki firak acılığını hissetmiyorlar. Ehl-i kubûrun çendan ruhları bâkidir; fakat kendilerini ölmüş biliyorlar. Berzahta aldıkları lezzet ve saadet, şühedanın lezzetine yetişmez." (Mektubat, 1. Mektub)

"Allah yolunda öldürülenlere 'Ölüdür!..' demeyin. Aslında onlar diridirler, fakat siz bunu bilemezsiniz." (Bakara Suresi, 2/154)

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfunden kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayıp rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler." (Âl-i İmran Suresi, 3/169, 170)

Abdullah bin Abbas (ra)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah Efendimiz (asm) hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:

“Uhud savaşında kardeşlerimiz şehid olunca, Allah onların ruhlarını yeşil kuşların içine yerleştirdi. Onlar cennet nehirlerinden içerler, meyvelerinden yerler ve Arş’ın gölgesi altında asılı bulunan altın kandillere konarlar."

"Onlar yiyecek ve içeceklerinin tadını, eğlenip dinlendikleri yerin güzelliğini görünce de: ‘Kardeşlerimizin cihaddan uzak durmamaları ve savaştan yüz çevirmemeleri için, bizim cennette rızıklandırıldığımızı onlara kim bildirecek?’ dediler."

"Allah Teâlâ: ‘Sizin arzunuzu onlara ben duyururum.’ buyurdu. Bunun üzerine bu âyetler indi.” (Ebu Davud, Cihad, 25)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...