Şeytan bizlerle neden uğraşır, bize yaklaşım yolları nelerdir, ondan ve vesvesesinden nasıl kurtulabiliriz?

Şeytan bizlerle neden uğraşır, bize yaklaşım yolları nelerdir, ondan ve vesvesesinden nasıl kurtulabiliriz?
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şeytanlar, hayra hiçbir kabiliyeti olmayan, sırf şer işleyen ruhanî varlıklardır. Dumansız ve harareti çok şiddetli bir ateşten yaratılmıştır.

"Andolsun biz insanı şekillenebilir özlü balçıktan, (şekil verilip) kurutulmuş çamurdan yarattık. Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık." (Hicr Suresi, 15/26, 27)

İblisin asıl adı, Azazil idi. Cenâb-ı Hakk'ın, Hz. Âdem’e (as.) secde etme emrinden yüz çevirmesi, kibirlenip isyan etmesinden sonra, “iblis” ve “şeytan” isimlerini aldı.

İnsanın manevî terakkisinde, Allah'a kulluk vazifesini yerine getirmesinde en büyük engel, şeytandır. Kur’ân-ı Kerîm'de şeytan, insan için “adüvv-ü mübin; apaçık bir düşman” olarak tavsif edilmiştir. Cenâb-ı Hak, birçok âyet-i Kerîmede müminleri şeytandan istiazeye, yani Allah'a sığınmaya davet etmiştir.

Şeytanın en büyük hedefi insanları yoldan saptırıp dinsiz yapmak, şirke düşürmek, her türlü çirkin yola sevk etmektir.

Şeytan, insanı müşrik etmekle de yetinmez; onu zalim bir müşrik eder. Bununla da kalmaz, onu şirk adına, gece gündüz çalışan bir dava adamı yapmaya çalışır. Bu, onun asıl hedefidir. Zira dava sahibi olmayan bir müşrik şeytanın bendesi ise, şirki dava edinenler onun can yoldaşıdır.

Şeytan, bütün oyunlarını boşa çıkararak hakkı, doğruyu, hayrı seçen müminlerde taktik değiştirir. Müminin imanına ilişemeyeceğini anladı mı, onun ibadetiyle uğraşır; ibadetsiz bir mümin olmasını arzu eder. Bunu başaramazsa, farzlarla yetinmesini, sünnetlere, nafilelere yanaşmamasını ister. Bu isteği de gerçekleşmezse, onun sadece şahsî ibadetiyle meşgûl olmasını, başka kimselere bir şeyler anlatmamasını arzu eder. Ve mümine şu yollu telkinlerde bulunur: “Koyunu koyun, keçiyi keçi ayağından asarlar.”

Şeytan, insanı yoldan çıkarmak için birçok hile ve desiselere başvurur. Bunlardan bazıları şunlardır:

Şehvet ve öfke: Bunlar şeytanın insana tesir etme yollarının en büyükleridir. Bu sebepledir ki, hadis-i şerifte: “Şeytan kanın bedende cereyanı gibi insan vücuduna hulul eder. Onun yollarını açlıkla (oruçla) daraltınız” buyurulmuştur. Çünkü şeytanın insana en büyük hulul yolu şehvettir. Açlık ise şehveti kırar.

Hased ve hırs: Hırslı insan, hakkı görmekten kör ve hakikati duymaktan sağır olur.

Tama: Şeytan insana tama ettiği şeyleri çeşitli riya ve hilelerle sevdirir. Öyle ki, adeta tama ettiği şey, insanın mabudu olur.

Acelecilik: Acele anında insan düşünmeye fırsat bulamaz, şeytan da bu anda ona vesvese verebilir. İnsan, fıtraten aceleci bir varlık olarak yaratıldığı için her şeyin bir anda halledilmesini ister, lakin bu mümkün değildir. Bir âyette mealen şöyle buyrulur: “İnsan, bazen şerri, tıpkı hayrı istercesine ister. Pek acelecidir bu insan.” (İsra Suresi, 15/11) Şeytan insanın bu damarını çok iyi kullanır.

Yoksulluk korkusu: Bu korku, insanı hayır yapmaktan alıkoyar, mal yığmaya davet eder.

Taassub: Şeytanın kalbe nüfuz ettiği kapılarından biri de kendi meşrebinde olmayan Müslümanlara karşı kin tuttutmak, onları küçümsetmektir.

İhtilâf: Şeytanın aldatma yollarından biri de, kulu insanlar arasındaki mezhep, meşreb ve görüş ihtilafları ile ve bu husustaki dedikodularla, lüzumsuz işlerle meşgul etmesidir.

Şüphe: Şeytanın kalbe giriş kapılarından biri de cehalet ve gafletleri sebebiyle akılları darlaşan bazı kimseleri, akıllarının almayacağı imanî meseleler üzerinde şüpheye düşürmesidir.

Su-i zan: Kim bir insan hakkında kötü düşünmeye başlarsa, şeytan o kimseyi bu adamın aleyhinde gıybet etmeye sevk eder.

Şeytanın hile ve desiseleri, insana nüfuz yolları elbette sadece bunlardan ibaret değildir. Kişilere, devirlere ve şartlara göre çok değişik şekiller arz eder.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...