"Sıfatlar da mümkinattan oldukları cihetle, Sânie delâlet ettiklerine işarettir... Gayr-ı mütenâhi ahval ve keyfiyetleri kabul etmekte müsavidirler..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Ve keza, sıfatlar da mümkinattan oldukları cihetle, Sânie delâlet ettiklerine işarettir. Zira cisimleri teşkil eden zerreler, büyüklük-küçüklük, çirkinlik-güzellik gibi gayr-ı mütenâhi ahval ve keyfiyetleri kabul etmekte müsavidirler. Yani bir zerrenin, bin keyfiyeti kabul etmeye kabiliyeti vardır ve bir hâlet, binlerce zerrelere hal olabilir. Binaenaleyh, güzellik gibi bir sıfat, binlerce zerrelere ve dolayısıyla cisimlere sıfat olabildiği halde, o kadar imkânat ve ihtimaller içinde muayyen bir cisme tayin edildiği zaman, herhalde bir kast ile bir hikmet altında, bir zâtın irade ve tahsisiyle, binlerce cisimler arasında o cisim, o sıfata mevsuf kılınmıştır."(1)
Burada ifade edilen esas mana; ortada bir tercih varsa, netice olarak bir de tercih eden var demektir. Tercihin olup tercih edenin olmaması düşünülemez. Kâinata ve içindeki eşyaya dikkat ile baktığımızda trilyonlarca tercih olduğunu görüyoruz. Üstelik bu tercihler birçok imkânat içinde en münasibi, en güzeli ve en faydalısı. Demek tercih eden zat, bir de en güzelini, en münasibini ve mükemmelini tercih ediyor.
Bütün bu mükemmel tercihler hem Allah’ın varlığını ve birliğini hem mutlak irade sıfatını hem de sonsuz ilmini ispat eden deliller oluyorlar. Yani mükemmel tercih mükemmel bir iradeyi gösterip ispat eder, demektir.
Meselâ; bir atom zerresinin önünde yüz bin imkân ve ihtimal olduğunu düşünelim. Bu atom zerresi; bir anda bu yüz bin imkân içinde en ideal olana, en mükemmel tarafa yöneliyor ya da sevk ediliyor. Sonra bu tercihten sonra yeni imkân ve tercihler ortaya çıkıyor. Çünkü her adım ve merhale yeni bir yapıyı, bu ise yeni bir imkânlar zincirini meydana çıkarıyor. Yine bu imkân içinde en kısa, en faydalı ve en muazzam olan tercih ediliyor ve en mükemmel bir neticeye varana kadar devam ediyor. Zerrenin ilk ham hali ile mükemmel bir sistemin içindeki son hali arasında sayısız tercihler oluyor. İşte bu tercihlerin hepsi İlahi iradenin bir tecellisi ve bir cilvesi oluyorlar.
Buna kelam ilminde "imkân delili" denilmektedir.
(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Suresi 21 ve 22. Ayetlerin Tefsiri.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü