"Şimdi bak çeşmelere, çaylara, ırmaklara: Yerden, dağlardan kaynamaları tesadüfî değildir..." Bu paragrafı suyun vazifeleri açısından açabilir miyiz?
Değerli Kardeşimiz;
"Şimdi bak çeşmelere, çaylara, ırmaklara… Yerden, dağlardan kaynamaları tesadüfî değildir. Çünkü onlara terettüp eden âsâr-ı rahmet olan faydaların ve semerelerin şehadetiyle ve dağlarda bir mizan-ı hâcetle iddiharlarının ifadesiyle ve bir mizan-ı hikmetle gönderilmelerinin delâletiyle gösteriliyor ki bir Rabb-i Hakîm’in teshiriyle ve iddiharıyladır. Ve kaynamaları ise onun emrine heyecanla imtisal etmeleridir." (Sözler, Otuz Üçüncü Söz, Yirminci Pencere)
Görmeyen göz hücrelerinden göz nurunun çıkması gibi, kuru topraklardan ve dağlardan çeşmelerin ve ırmakların fışkırması da büyük bir kudret mucizesi ve canlılar için çok azim bir ihsan-ı İlahidir.
Bitkilerin, hayvanların ve insanların hayat kaynağının su olduğu malumdur. Bu Pencere’de, muhtaç olduğumuz bu suyun dağlarda yaratılmasına, biriktirilmesine ve hassas bir ölçü ile akarak muhtaç yerlere yetişmesine dikkat çekiliyor ve bu küllî nimete karşı küllî bir şükürle mukabele etmemize pencere açılıyor.
Bu paragrafta nehirlerin, ırmakların, çayların, çeşmelerin yerden ya da dağlardan çıkması, mükemmel bir sistem ve intizam ile olduğu için bunların alelade görülüp tesadüfe verilmesi mümkün değildir, fikri işleniyor.
Büyük bir şehirdeki su şebekesi nasıl bir mühendisin eliyle ile yapılıyor ise ve bunu tesadüfe havale etmek mümkün değil ise, dünya şehrinin altında kurulmuş olan harika su şebekesi de Allah’ın ezelî ilmine ve mutlak iradesine işaret edip ispat ediyor; bunun tesadüfe havale edilmesi mümkün değildir.
Bugün fen ilimleri ırmakların, çayların, çeşmelerin sayısız fayda ve hikmetlerinden bahsediyor ve bunların insanlığa takdim edilirken nasıl mükemmel bir alt yapı ve şebeke ile meydana çıkarıldığını ortaya koyuyor.
Nehirlerin, ırmakların, çayların, çeşmelerin toprak altından kaynayıp, yeryüzüne coşku ile akmaları, ilahi irade karşısında ne kadar muti’ olduklarını gösteren bir levha gibidir. Âdeta aldıkları ilahi emri şevk ile yapıyorlar gibi bir tavır sergiliyorlar.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü