"Şimdiye kadar Avrupa'yı galip ettiren sebep, bundan sonra neden etmesin?" sorusuna Üstad’ın verdiği cevabı açabilir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Eğer denilse: 'Şimdiye kadar Avrupa'yı galip ettiren sebep, bundan sonra neden etmesin?'"

"Cevap: Bu kitabın mukaddemesini mütalâa et. Sonra buna da dikkat et: Sebeb-i terakkîsi, her şeyi geç almak ve geç de bırakmak ve metanet etmek şe'ninde olan burudet-i memleket ve mekân ve meskenin darlığı ve sakinlerin kesretinden neş'et eden fikr-i mârifet ve arzu-yu san'at ve deniz ve maden ve sair vesaitin müsaadesiyle hasıl olan teâvün ve telâhuk idi. Fakat şimdi tekemmül-ü vesait-i nakliye ile âlem bir şehr-i vahid hükmüne geçtiği gibi, matbuat ve telgraf gibi vesait-i muhabere ve müdavele ile ehl-i dünya, bir meclisin ehli hükmündedir. Velhasıl, onların yükleri ağır, bizimki hafif olduğundan, yetişip geçeceğiz. Eğer tevfik refik olsa."(1)

Dünyanın küreselleşmesi ve iletişim vasıtalarının güçlenmesi sebebi ile medeniyetler ve ülkeler bir medeniyet ve bir ülke seviyesine gelmiştir. Dünyanın bir bölgesinde bir gelişme olsa, diğer bölgesine gitmesi çok kısa bir zaman alıyor. Avrupa teknik alt yapısını uzun süreli ve eskiye bina ettiği için, onların bu alt yapıyı yeniden inşa edip yenilemesi onlara büyük bir yük teşkil ediyor.

Mesela, yüz yıl önce inşa edilen telekomünikasyon alt yapısı halen devam eden bir alt yapı. Halbuki gelişmeler çok hızlı ve yenilikçi bir şekilde ilerliyor. Bizim gibi geri kalmış ülkelerin alt yapısı olmadığı için alt yapıyı kurmaya başladığı zaman en son versiyonu kuruyor ve en modern şekle kavuşuyor. Hâl böyle olunca geri kalmışlığın bir avantajı sağlanmış oluyor.

Ayrıca Avrupa yer altı ve yer üstü zenginliklerini tüketmiş durumda iken, bizde bu zenginlikler bakir olarak duruyor. Bu bile tek başına bir mesajdır.

Diğer bir manası da onların coğrafi ve iklim şartları zaten ağır ve fakir ve yaşam alanları kısıtlı; ama nüfus yoğunluğu fazla olmasından dolayı yükleri bizimkinden ağırdır. İslam aleminin hem madenleri çok hem yaşam alanları geniş, hem coğrafi şartları müsait olduğu için, yükü hafiftir, hızlı gelişmeye uygundur. İnşallah bu şartların ve Allah’ın yardımı ile ileride İslam alemi Batı medeniyetini geçecektir.

"Fakat şimdi tekemmül-ü vesait-i nakliye ile âlem bir şehr-i vahid hükmüne geçtiği gibi, matbuat ve telgraf gibi vesait-i muhabere ve müdavele ile ehl-i dünya, bir meclisin ehli hükmündedir." Bu şimdiki medeniyet vasıtasıyla dünya bir şehir hatta bir köy haline geldiğinden, bütün dünya küçük bir odada durup meşveret edebilir, fikir alıp verebilir. Bu noktadan inşallah Avrupa'nın yükü ağır, bizimki hafif olduğundan -İlahi yardım ve tevfik ile- onları fersah fersah geçeceğiz.

(1) bk. Muhakemat, Birinci Makale (Unsuru'l-Hakikat), Dokuzuncu Mukaddime.

İlgili ders videosu için tıklayınız:
Prof. Dr. Şadi Eren, Muhakemat Dersleri (11.Bölüm)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...