Block title
Block content

İkinci Mani

İçerikler

  1. "...nazar-ı dikkati kendine celb etmekle enâniyeti okşamak ve nefs-i emmâreye bir makam vermektir ki, en mühim bir maraz-ı ruhî olduğu gibi..." ifadesindeki "nefsi emmareye makam vermek" ne demektir?

  2. "Bazen de hissiyat-ı nefsiye damarlara ilişir, bir derece hükmünü kalb, akıl ve ruhun rağmına olarak icra eder." ifadesini nasıl anlamalıyız?

  3. "Buz parçası nevindeki enaniyeti eritip, Kur'an'ın ışığı altına girmek" ne ile mümkündür? Bu noktada bizi en çok zorlayan hususlar ne olabilir?

  4. "En mühim bir maraz-ı rûhî olduğu gibi 'şirk-i hafî' tâbir edilen riyâkârlığa, hodfurûşluğa kapı açar, ihlâsı zedeler." Buradaki “şirk-i hafi” tam olarak nedir, şirk-i hafiye girersek ne olur, dinden çıkılır mı?

  5. "Kevser-i Kur'ânîden süzülen tatlı, büyük bir havuzu kazanmak için, bir buz parçası nev'indeki şahsiyetini ve enâniyetini o havuz içine atıp eritendir..." "Buz parçası" ile "enaniyet" arasındaki bağı açıklar mısınız?

  6. "Nazar-ı dikkati kendine celb etmekle enâniyeti okşamak ve nefs-i emmâreye bir makam vermektir ki, en mühim bir maraz-ı ruhî olduğu gibi,.." Neden "maraz-ı kalbi" demiyor da "maraz-ı ruhi" diyor? Muhabbetin merkezi kalp değil midir?

  7. "Şirk-i hafî" ne demektir?

  8. Hubb-u cahtan gelen rekabete birkaç örnek verir misiniz?

  9. Risalelerde, ihlassız yapılan ibadet ve iyiliklerin günah olma ihtimali yazılmış mıdır veya nasıl ifade edilmiştir?

  10. "Bu şiddet, nefis ve hevâ ve his ve vehme bakıyor; ihtiyatlı davranınız." Bunlara karşı ihtiyatlar nelerdir?

  11. "Ehl-i tarikatin o kadar mühim ve azîm kemâlâtları ve menfaatleri içindeki ihtilâfâtın ve rekabetin verdiği vahîm neticelerdir ki, onların o azîm, kudsî kuvvetleri bid'a rüzgârlarına karşı dayanamıyor." cümlesini nasıl anlamalıyız?

  12. "Hırs-ı sevap ve ulüvv-ü himmet cihetiyle çok zararlı ve hatarlı neticeler vücuda geldiğine delil, ehl-i tarikatin o kadar mühim ve azîm kemâlâtları ve menfaatleri içindeki ihtilâfâtın ve rekabetin verdiği vahîm neticelerdir..." Tarihten örnek var mı?

  13. "Onların o azîm, kudsî kuvvetleri bid’a rüzgârlarına karşı dayanamıyor." Neden "küfür rüzgârları" değil de "bid'a rüzgârları" denilmiş olabilir?

  14. "Sizlerin kalb ve ruh ve aklınızı ittiham etmem. Risale-i Nur'un verdiği tesire binaen itimad ediyorum. Fakat nefis ve hevâ ve his ve vehim bazan aldatıyorlar..." Nur talebeleri hangi hislere, vehimlere, hevalara kapılıyor ve bunların ardından gider mi?

  15. "Uhuvvetteki makam geniştir; gıptakârâne müzâhameye medar olamaz." cümlesini izah eder misiniz?

  16. Aynı iş yerinde çalışan nur talebeleri olarak; "kardeşin kardeşe zahir olması" prensibini nasıl uygulayabiliriz?

Yükleniyor...