Block title
Block content

Dördüncü Hakikat

İçerikler

  1. "Dördüncü Hakikat Bab-ı Cûd ve Cemal olup, ism-i Cevvad ve Cemil'in cilvesidir." cümlesinde, cemal ve cemilin mana farkı var mıdır? Cud ve seha farklı manalar ihtiva ediyor mu? Ayrıca cemale sermedî, kemale ebedî tabiri kullanılmış?

  2. "Dördüncü Hakikat: Bâb-ı Cûd ve Cemâldir. İsm-i Cevâd ve Cemîlin cilvesidir." Cud ve sehanın, cemal ve kemal ile ilgisi nedir?

  3. "Hiç mümkün müdür ki, nihayetsiz cûd ve sehâvet, tükenmez servet, bitmez hazineler, misilsiz sermedî cemâl, kusursuz ebedî kemâl, bir dar-ı saadet ve mahall-i ziyafet içinde daimî bulunacak olan muhtaç şâkirleri, müştak âyinedarları, mütehayyir..." izah?

  4. Cud ve Sehanın Hikmetle İlişkisi Nedir?

  5. Mahlukatın en mükemmel varlığı Allah'ın ezelî ilmindeki mevcudiyetidir. O halde ilmindeki hakiki ve mükemmel vücutlardan başka, yaratılanları seyir ve onları müşahede edenlerin nazarıyla bakmanın hikmetini anlatır mısınız?

  6. Nihayetsiz cud ve seha nihayetsiz ihsan ve nimetlendirmek ister ifadesinde, cud ile ihsanın, seha ile nimetlendirmenin münasebetini nasıl anlamalıyız?

  7. "Bekàsı olmayan istihsan edicinin nazarında kemâlâtın kıymeti sukut eder." cümlesini izah eder misiniz?

  8. "Bir vakit bir ayı, gayet tatlı bir üzüm asması altına girer, üzümleri yemek ister. Koparmaya eli yetişmez, asmaya da çıkamaz. Kendi kendine teselli vermek için, kendi lisanıyla 'Ekşidir!..' der, gümler gider." Buradaki, gümler gider, tabiri ne demektir?

  9. "Nasıl müttefikan sani-i zülcelalin kusursuz kemalatını, harika sanatlarının teşhiriyle gösteriyorlar, beyan edip enzar-ı dikkati celp ediyorlar..." Enbiya ve evliyaların Allah'ın harika sanatlarını teşhir edip göstermelerini izah eder misiniz?

  10. Daimi kemalatın daimi tezahür istemesi bir zorunluluk mudur? Ayrıca “bekası olmayan istihsan edicinin nazarında kemalatın kıymetinin sukut etmesi” Allah’a bir noksaniyet getirmez. Bu konunun haşirle münasebetini açar mısınız?

  11. Enbiya ve evliyalar için “mehasin-i rububiyetin dellalları” tabiri kullanılıyor. Bu ifadeyi biraz açar mısınız?

  12. “Daimi tenaumla o daimi inama karşı şükür ve minnettarlık göstersin.” cümlesi, ahirette de ibadetin olduğunu ihsas ediyor. Halbuki ahirette mecburi vazifelerin olmayacağını biliyoruz.

  13. "Demek iki vecihle kendi cemaline bakmak,biri her biri başka başka renkte olan ayinelerde bizzat müşahede etmek,diğeri müştak olan seyirci ve mütehayyir olan istihsancıların müşahedesi ile müşahede etmek ister." Bu metni açıklayabilir misiniz?

  14. "Hodgâm insan bilmediği şeye düşman olduğu gibi eli yetişmediği şeye de zıttır." denilmekte ve kâfirlerin Allah’ın düşmanı olduğu bununla izah edilmektedir. Bu genel bir kaide midir? Meselâ, şeytan Allah’ı biliyorken inkâr ve muhalefet etmiş?..

  15. Onuncu Söz, Dördüncü Hakikat hakkında bilgi verir misiniz?

  16. “Cenâb-ı Hak hüsnünün derecatını ve cemalinin mikyaslarını zişuur ve müştak bir ayinede müşahede etmek ister.” cümlesini açıklar mısınız?

  17. "Nasılki şu alem bütün mevcudatıyla Sani-i Zülcelaline kati delalet eder. Sani-i Zülcelalinde sıfat ve esma-i kudsiyesi dar-ı ahirete delalet eder ve gösterir ve ister..." ifadesini nasıl anlamalıyız?

Yükleniyor...