"Şu intizamsız, perişan beşer, istidadına münasip tecziye ve mükâfat görüp, adalet-i mahzâya medar ve hikmet-i Rabbâniyeye mazhar ve hikmetli mevcudat-ı âlemin bir büyük kardeşi olabilsin." İnsanın, "mevcudatın büyük kardeşi" olması ne demek?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Âlemde çok görüyoruz ki, zalim, fâcir, gaddar insanlar gayet refah ve rahatla; ve mazlum ve mütedeyyin adamlar gayet zahmet ve zilletle ömür geçiriyorlar. Sonra ölüm gelir, ikisini müsavi kılar. Eğer şu müsavat nihayetsiz ise, bir nihayeti yoksa, zulüm görünür. Halbuki, zulümden tenezzühü, kâinatın şehadetiyle sabit olan adalet ve hikmet-i İlâhiye, bu zulmü hiçbir cihetle kabul etmediğinden, bilbedâhe, bir mecma-i âhari iktiza ederler ki, birinci cezasını, ikinci mükâfâtını görsün. Tâ, şu intizamsız, perişan beşer, istidadına münasip tecziye ve mükâfat görüp, adalet-i mahzâya medar ve hikmet-i Rabbâniyeye mazhar ve hikmetli mevcudat-ı âlemin bir büyük kardeşi olabilsin."(1)

Tabiri yerinde ise, iyi bir yarış atı ile küçük bir fare dar ve küçük bir mekanda koşu yarışına girseler, küçük fare o dehşetli yarış atını yener. Zira atın mesafe alanı dar olduğu için, o güzel koşma kabiliyetini sergileyemez ve kullanamaz. Atın kendini gösterebilmesi için uzun ve geniş bir hipodrom lazımdır. Atın o uzun ve dayanıklı bacakları on metrelik bir odada işe yaramaz.

Allah insanı ahirete uygun olarak yaratıp ona göre cihazlar ile donatmıştır. Bu sebeple insana sayısız ve sınırsız arzu ve emeller verilmiştir. Bu sayısız arzu ve emellerin insana veriliş nedeni ahiretin ebedi ve mükafat yeri olmasından dolayıdır. Yani insan hakiki saadet ve tatmini ancak ahiret hayatında bulabilir, ancak ahiret hayatı ile mutmain olabilir.

İnsan hedefini şaşırıp o sınırsız arzu ve emellerini kısacık ve tadımlık dünya hayatına tevcih eder ahreti unutur ise, müthiş bir elem ve azabın içine düşer. Emelleri adedince elemleri meydana çıkar. Her bir arzu ve emel karşılığı dünyada olmadığı için insana azap kaynağı olur.

İnsan bu duygu ve cihazlarını ahirete orantılı ve uyumlu bir şekilde işleyip kullanırsa, o zaman kainatın halifesi ve efendisi olur. Şayet ahiret olmasa ya da insan onu iman ile tanımasa insan gayet aciz, çaresiz, duyguları işe yaramaz bir zavallı durumuna düşer.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, ikinci Maksat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

drerkan
Misal harika olmuş.Allah razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)
yani kainatın halifesi olmakla büyük kardeşi olması ifadeleri aynı mı cevaplar msnz lütfen
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)
İki ifadeyi aynı görmek doğru olmaz, dolaylı irtibatı olabilir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Ziyaretçi (doğrulanmadı)

afedersiniz ben bu soruyu sadece mevcudatın"büyük kardeşi olmak"ifadesini anlamak için sormuştum.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)
Hikmetli mevcudatın içinde, hikmete uygun olarak hareket eden insan, halifelik sırrını ancak böyle tahakkuk ettirmiş olur demektir. Bu hikmet ise varlığın ve insanın yaratılış gayesidir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...