"Zâlim, fâcir, gaddar insanlar gayet refah ve rahatla ve mazlum ve mütedeyyin adamlar gayet zahmet ve zillet ile ömür geçiriyorlar. Sonra ölüm gelir, ikisini müsavi kılar..." Bu cümlelerde yapılan mukayeseyi biraz izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Âlemde çok görüyoruz ki” diye başlayan cümlede, bu dünya hayatından bir kesit nazara veriliyor. Allah’ın Âdil ve Hakîm olduğu, zulme hiçbir cihetle rızası olmayacağı, zerre miskal hayrın da şerrin de karşılıksız kalmayacağı hakikatinin tahakkuku için bu imtihan âlemine son verilip âhiret âlemine geçileceği ders verilmiş oluyor.

Allah, zulmü de günahları da haksızlıkları da yasaklamıştır. Ancak, dünya bir imtihan meydanı ve âhiretin tarlası olduğundan, onun cehennem meyveleri vermesine de izin verilmiştir. Bütün zulümler ve isyanlar çok kısa bir süre icra edilecek, ölümle başlayan yeni hayatta, kabir azabıyla başlayan cezalandırma, cehennemle kemalini bulacaktır.

“Mazlum ve mütedeyyin” insanların çektikleri sıkıntılar ise, sabretmek şartıyla âhirette cennet meyveleri verecektir.

Eğer böyle olmazsa, Üstadımızın beyan ettiği gibi “ölüm her ikisini de müsavi kılsa” bu hâl zulüm olur. Allah zulümden münezzeh olduğundan buna müsaade etmez. Öyleyse âhiret hayatı vardır ve o yeni âlemde herkes layık olduğu mükâfat ve mücazatı görecek, âyet-i kerîmenin de haber verdiği gibi “kimseye kıl kadar” zulüm edilmeyecektir.

“Evet şu dâr-ı dünya, beşerin ruhunda mündemiç olan hadsiz istidadların sünbüllenmesine müsaid değildir. Demek başka âleme gönderilecektir. Evet, insanın cevheri büyüktür, öyle ise ebede namzettir." İzah eder misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...