"Şu kâinatın Hâlıkı, şu kesret tabakatında nur-u vahdetini ve tecelli-i ehadiyetini göstermek için, kesret tabakatının müntehasından ta mebde-i vahdete..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kesret çokluk, vahdet ise birlik demektir. Cenâb-ı Hak kesrete bir vahdet vermekle birliğini gösterir. Önce basit bir örnek verelim. Beş parmak kesrettir, bunlar bir ele takılmakla vahdet meydana gelir, yani beş parmak bir tek şey olur, artık ondan bir el diye söz edilir. Parmaklar elde vahdete erdiklerinden onları ayrı sanilere isnat etmek mümkün olmaz. El kimin sanatı ise her parmak da yine onun eseridir. Karıncadan kaplana, balıktan insana kadar bütün canlılar kesreti ifade ederler, onların tamamı canlı olmakta birleşirler. Bir böceğe kim hayat vermiş ise bütün canlılara hayat ihsan eden ve hayatın lâzımları olan görmeyi, işitmeyi veren de odur.

Örnekler artırılabilir ve şu hakikat açıkça görülür:

Bu kâinat da köküyle, gövdesiyle dalları, yaprakları çiçekleri ve meyveleriyle bir ağaç gibidir. Bu kesret âlemi bir ağaç olmakta birleşirler ve o ağacın en mükemmel meyvesi olan insanda vahdete ererler. Hepsi insanın hizmetindedir, hepsi ona göre yapılmış, onun ihtiyaçlarına göre terbiye ve tanzim edilmişlerdir. Bütün âlemlerin terbiyeleri Rabbü’l-âlemîn isminde vahdete ererler. Tümünü terbiye eden ancak bütün sıfatları sonsuz kemalde olan Allah’tır. Bu sonsuz kemaldeki sıfatlar ise varlığı vacib, ezelî ve ebedî olan bir zatta vahdete ererler. İlim kimin ise irade ve kudret de onundur. Bütün varlık âleminin sırr-ı vahdetle Allah’ın zatının birliğini bildirmesi tecell-i ehadiyettir.

“Kesret tabakatının müntehası” insandır, başka risalelerde beyan edildiği gibi, “insan kâinat ağacının en son meyvesidir.”

“Mebde-i Vahdet” ise bütün varlık âleminde hükmeden ilahi sıfatlar ve o sıfatlara sahip olan Zat-ı İlahîdir. Ve mi’rac, kesret tabakasının en mükemmel meyvesi olan Hazreti-Muhammed aleyhisselatü vesselamın Zat-ı İlahî'ye muhatap olma yolculuğudur.

Münteha sahife ise kâbe kavseyn makamıdır. Zira mahlukat âlemi “imkân-vücub arası” diye tarif edilen bu makamda son bulmakta ve Zat-ı İlahî bu makamda müşahede edilmektedir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...