"Şu Vehhâbi meselesinin âlem-i İslâmın an’anesi itibariyle nasıl ki üç esası var; öyle de âlem-i insâniyet itibariyle dahi üç esası vardır..." İkinci nükteyi icmalî olarak izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Birincisi: Ehl-i dünyanın ve maddî tarihin nazarıyla, nev-i beşerin hayat-ı içtimâiyesi noktasında bakılsa, görülüyor ki hayat-ı içtimâiye-i siyâsiye itibariyle beşer birkaç devri geçirmiş."

• Birinci devri; vahşet ve bedevîlik devri,
• İkinci devri; memlûkiyet devri,
• Üçüncü devri; esir devri
(feodalizm, sömürgecilik dönemi)
• Dördüncüsü; ecir devri,
• Beşincisi; mâlikiyet ve serbestiyet devridir."

"Şu asrın tâbiriyle, sosyalistlik, bolşeviklik sûretinde, evvel Rusya’yı zîr ü zeber edip geçen Harb-i Umumîden istifade ederek, her yerde kök saldılar. Şu bolşevizmin perdesi altındaki kıyâm-ı avâm, havâssa karşı bir kin ve bir tezyif fikrini verdiğinden, büyüklere ve havâssa âit medâr-ı şeref herşeyi kırmak için bir cesaret vermiş."(1)

İnsan yaşadığı muhitin kültürünün, örf ve adetlerinin nasıl tesirinde kalıyor ve ona ayak uydurmak zorunda kalıyorsa, bir köy haline gelen dünyadaki çeşitli ülkelerin de kültürlerinin taht-ı tesirinde kalıyor. Yani insan yaşamış olduğu devrin ve muhitin tesirinden kendini kurtaramaz. Çevrenin insan üzerinde tesiri büyüktür.

İbn-i Haldun muhitin insan üzerindeki tesirini şöyle ifade etmektedir: “İnsan kendi tabiatının ve mizacının değil, kendisini saran muhitin ve bu muhitten kazandığı alışkanlıkların (kültürün) çocuğudur.”

Arkadaş çevresini de içine alan ve çok daha geniş olan içtimâî çevrenin insan şahsiyeti üzerinde iyi-kötü, müsbet- menfi tesiri çoktur. Bunların dışında coğrafî muhit, iklim şartları da insanın mizaç ve karakterinin şekillenmesinde ehemmiyetli yer tutarlar.

İçtimaî yapı, ve muhit, sosyal kültür ve değerler, insan davranışını teşkil eden ve yönlendiren en büyük unsurlardır. Sosyalizmin revaçta olduğu yıllarda İslamî hareketler, bu cereyanın tesirinde kalıp, İslam ile sosyalizmi mezcetmeye çalışmışlar. Hatta "Yeşil Sosyalizm" adı altında ucube cereyanlar bile teşekkül etmiştir.

Bu devirde Sosyalist düşünce sınıfsız toplum meydana getirmek adına avam tabakayı, havas tabakaya karşı düşman gösterdiği için, avam tabakada sınıf gibi telakki edilen büyüklük ve fazilet gibi şeyleri bile reddetmeye cesaret veriyor.

Yani bu asrın hâkim düşüncesi; "Herkes eşittir; birisine evliya deyip hürmet etmek içtimaî anlayışa uygun değildir" diyerek fazilet ve meziyet sahibi insanları inkâr etmeye yönlendiriyor. Bu hâkim düşünce yani Sosyalist mefkûre Vehhabilerin türbelere, evliyaya ve âlimlere karşı inkârcı davranışına cesaret ve destek veriyor.

Vehhabilerin tarikatı, şeyhi, evliyayı, türbeyi, şefaati inkâr etmelerinde, bu asrın bu hâkim düşüncesinin de büyük bir tesiri vardır. Üstadımız bu nüktede bu içtimaî hakikata işaret ediyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Altıncı Risale olan Altıncı Mesele.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...