"Tabiîn zamanında onları beklemişler, yetişmek emelinde bulunmuşlar." Tabiin sahabeyi görmüş, mehdiyi neden görmek istesin, mehdi sahabeden üstün mü?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tabiînin mehdiyi görme arzusu, hadis-i şeriflerde bahsedilmiştir. "İstanbul’u fetheden kumandan ne güzel kumandan" hadis-i şerifi, Fatih Sultan Mehmed’in, Ebu Eyyüb el-Ensari Hazretlerinden (ra) daha üstün olduğu manasına gelmez.

"Bazen mercuh racihe tereccüh edebilir." Yani alttaki birisi bir cihetle üstteki birisine üstünlük sağlayabilir.

Tabiînin arzusu buna matuf bir arzudur, hem mehdi sahabeden sonra en üstün şahsiyettir; dolayısı ile tabiînin mehdiye (ra) yetişmek istemesi gayet normaldir. Üstad Hazretlerinin fazilet sıralaması hakkındaki genel değerlendirmesi şu şekildedir:

"Üçüncü Sualiniz: Başta müçtehidîn-i izam imamları mı efdal, yoksa hak tarikatlerin şahları, aktabları mı efdaldir?

"Elcevap: Umum müçtehidin değil; belki Ebu Hanife, Mâlik, Şâfiî, Ahmed ibni Hanbel şahların, aktabların fevkindedirler. Fakat hususi faziletlerde Şah-ı Geylani gibi bazı harika kutuplar, bir cihette daha parlak makama sahiptirler. Fakat küllî fazilet imamlarındır. Hem tarikat şahlarının bir kısmı müçtehidlerdendir. Onun için, umum müçtehidin, aktabdan daha efdaldir denilmez. Fakat Eimme-i Erbaa, sahabeden ve Mehdi'den sonra en efdallerdir denilir."(1)

1) bk. Mektubat, Yirmi Üçüncü Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Nurun fedaisi
Mehdi mevzûunda bir olayı anlatmak istiyorum.. Eskiden Âlim ve Fazıl kimseler "Âhirzaman'da bir zât gelecek.. O zâtın çok talebeleri olacak.. keşke biz o zât'a talebe olsak.." demişler ve eklemişler "O zât'a talebe olmasak da en azından bizim torunlarımızdan ona talebeler çıksın" derlermiş.. ve Cenâb-ı Allah'a dua ve niyazda bulunurlarmış.. "Ya Rabbi!.. Âhirzaman'da gelecek o zât'a zürriyetimizden talebeler çıkar.." derlermiş.. Meselâ bu konu ile ilgili Ramuz’ul-Ehadis kitabında "Said fitnelerden uzak olan kimsedir. O zayıf ve sakalsızdır." diye geçmektedir.. Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin sakal bırakmamasının bir çok hikmetinden biri bu olsa gerek.. Ve yine Mâidet-ül Kur'ân ve Hazînetü'l-Bürhan kitabında Ahmed Feyzi Kul Ağabey, bu meseleye temas etmiştir.. Risale-i Nurlarda geçen şu ibareler yukarıda nakletmiş olduğum menkîbe ile alâkadar ve çok manidardır.. Eski zamanda, büyük zatlar demişler ki: "Mütekellimînden ve ilm-i kelâm ulemasından birisi gelecek, bütün hakaik-i imaniye ve İslâmiyeyi delail-i akliye ile kemal-i vuzuh ile ispat edecek." Ben istiyorum ki ben o olsam belki {*Hâşiye: Zaman ispat etti ki o adam, adam değil, Risale-i Nur'dur. Belki ehl-i keşif, Risale-i Nur'u ehemmiyetsiz olan tercümanı ve nâşiri suretinde –keşiflerinde– müşahede etmişler "bir adam" demişler.} o adamım, diye... (Risale-i Nur - Şualar) İstifade etmemiz ve Mehdiyet meselesinde mutedil bir halde olup, o zât'a talebe ve asker olmayı Cenâb-ı Allah bizlere nasib ve müyesser eylesin.. Âmîn..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...