"Terakkiyatının mebde ve müntehasını işitmek..." ifadesini izah eder misiniz? Peygamber Efendimiz miraçtan sonra terakki etmemiş midir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte böyle bir zatın mevlid ve miracını dinlemek, yani terakkiyatının mebde ve müntehasını işitmek, yani tarihçe-i hayat-ı maneviyesini bilmek, o zatı kendine reis ve seyyid ve imam ve şefî telâkki eden müminlere ne kadar zevkli, fahirli, nurlu, neşeli, hayırlı bir müsamere-i ulviye-i diniye olduğunu anla." (Mektubat, Yirmi Dördüncü Mektubun İkinci Zeyli.)

"İnsan ahsen-i takvimde yaratıldığı ve ona gayet cami bir istidat verildiği için, esfel-i sâfilînden ta âlâ-yı illiyyîne, ferşten ta Arşa, zerreden ta şemse kadar dizilmiş olan makamata, merâtibe, derecâta, derekâta girebilir ve düşebilir bir meydan-ı imtihana atılmış, nihayetsiz sukut ve suûda giden iki yol onun önünde açılmış bir mucize-i kudret ve netice-i hilkat ve acube-i sanat olarak şu dünyaya gönderilmiştir..." (Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, İkinci Mebhas.)

Üstad'ımızın bu paragrafta da ifade ettiği gibi, imanda terakki etmekte münteha yoktur. Miraç hadisesindeki münteha, imanda terakki etmede değil, yolculuk ve zaman / mekân mefhumunun müntehasıdır. Çünkü sidretü'l-münteha yaratılış ağacının sonu demektir. Peygamber Efendimiz (asm) de miraçta bu ağaca terakki ederek ağacın en sonuna ulaşmıştır. Bu ağacın sonundan geri döndüğünde, iman açısından kaldığı yerden terakki etmeye devam etmiştir, diye tevil edilebilir.

“Zat-ı Ahmediyyenin (a.s.m) merâtib-i kemâlatta seyr-ü sülûkünden ibaret” olan miraç, Resul-i Ekrem Efendimizin (asm) manen terakki yolculuğudur. Tabiri caizse Hz. Peygamber (asm), miraca yükselirken bir çekirdek mesabesinde iken, manen öyle terakki etti ki, oradan batmanlarca meyve veren bir ağaç olarak geri döndü. Semavatın yedinci katına yükselerek, oradan felekleri, melekleri, cennet ve cehennemi seyretti.

Miraç mucizesi, Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) Cenab-ı Hakk’ın yanındaki itibarının, izzetinin ve şerefinin ne derece büyük olduğunun bir ifadesidir.

Şunu da ifade edelim ki; “Sebep olan işleyen gibidir.” kaidesince, bütün varlığın yaratılış sebebi olan Resul-i Ekrem Efendimiz (asm) bütün ümmetinin ibadetlerinden hissedardır; onların ibadetlerinin bir misli onun (asm) defterine yazılmaktadır. Dolayısıyla Resulullah Efendimizin manevi makamı her an artmaktadır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...