"Enenin başı üstünde bir şecere-i zakkum neşvünemâ bulup âlem-i insaniyetin yarısından fazlasını kaplamış." Yarısından maksat ne olabilir? Bu nispet asırlar itibariyle değişir mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Tûbâ cennet ağacı, Zakkum ise cehennem ağacıdır. "Dünya ahiretin tarlasıdır" hükmünce, bu ağaçlar dünyada işlenen iyi ve kötü amellerin tecessüm etmiş şeklidir.

"Demek, iman bir manevî tûbâ-i cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise manevî bir zakkum-u cehennem tohumunu saklıyor."(Sözler)

İtikadımıza göre, cennet imanın mükâfatıdır, cennetteki farklı dereceler ise kişinin salih amellerine göre tahakkuk eder. Aynı şekilde, cehennem de küfrün neticesidir, oradaki farklı azap dereceleri de işlenen isyanlardan ve zulümlerden doğar.

İman gibi küfür de manevîdir, ama onların meyveleri ahirette maddî surette, yani cennet ve cehennem olarak tezahür edeceklerdir.

Yunus Suresinde (9.âyet-i kerîme) şöyle buyrulur: “İman edip salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları imanları sebebiyle, hidayete erdirir. Nimetlerle dolu cennetlerde altlarından ırmaklar akar.”

Âyeti- kerîmede “imanları sebebiyle” buyrulması cennetin imanın meyvesi olduğunu açıkça bildirmektedir.

“Eneden doğan şecere-i zakkumun insaniyetin yarısından fazlasını kaplamasına”(1) gelince:

“Yarıdan fazla” ifadesi ekseriyet ifade etmektedir ve tarih boyunca küfür ve dalâlet ehlinin mü’minlerden sayıca fazla oldukları görülmektedir. Bu fazlalığın nisbeti asırlar itibariyle değişse de netice aynıdır. Bugün de böyledir. Her zaman cansızlar yarı canlılardan fazla, bitkiler hayvanlardan fazla, hayvanlar insanlardan fazla, yanlış inançlara sapanlar istikamet ehlinden fazla olmuştur.

(1) bk. Sözler, Otuzuncu Söz, Birinci Maksad.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...