Block title
Block content

Üçüncü basamakta geçen “bütün tecelliyat-ı esmâsının mazharı, nokta-i mihrakıyesi” ne demektir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cenâb-ı Hakk’ın bütün isimleri, dünyada yaşayan varlıklarda, özellikle insanda, hatta insanın kalbinde tecelli eder.

“Meselâ, kalb-i beşerde şu âlem-i kebîrin safahâtında tecellî ve ihâta eden bütün esmânın âsârını göstermek; ve bir mercimek tanesi kadar mevkî tutan kuvve-i hâfıza-i insaniyede bir kütüphâne kadar yazı yazdırmak; ve bütün hâdisât-ı kevniyenin mufassal fihristesini o kuvvecikte derc etmek, elbette ve elbette Hâlık-ı Küll-i Şeye has ve bu kâinatın Rabb-i Zülcelâline mahsus bir hâtemdir.” (Sözler, Yirmi İkinci Söz)

Sema âleminde, Allah’ın Halık, Malik, Müzeyyin, Musavvir, Kayyum, Hâkim gibi birçok ismi tecelli etmekle birlikte, Rahmân, Rahîm, Rezzak, Şâfi, Hâdi, Tevvab, Ğaffar, Settar gibi isimleri tecelli etmezler. Tecelli yönünden küremiz semalardan çok daha zengindir.

Öte yandan, arz küresi kâinattaki tecellilere de nokta-i mihrakiye olmuştur. Yani, havadan, suya, aydan, güneşe kadar birçok varlıkta tecelli eden isimlerin hareket noktası, yani tecelli sebepleri arzda yaşayan canlılar ve özellikle de insanlardır.

"Güneş niçin bu büyüklüktedir ve bu özelliklere sahiptir?" sorusunun cevabı açıktır. İnsana böyle bir güneş lazım olduğu için.

Atmosfer niçin başka küreleri değil de arzımızı kuşatmıştır? Cevap yine aynı yollu gelir, insana hava lazım olduğu için.

Suyun terkibinden, bütün elementlerin özelliklerine kadar her şeyin mihrak noktası insandır. Yani bütün bunlar insana göre şekillenmiş, insan için hazırlanmış, ona göre bu özelliklere sahip kılınmışlardır. İnsanın hizmetine verilen bütün bu varlıklar, İlahi sıfatların ve isimlerin tecellileriyle meydana geldiklerinden, bütün bu tecellilerin de nokta-i mihrakiyesi küre-i arz, yani onda misafir olan varlıklardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Beşinci Söz | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 270 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...