"Ürkütmek ve korkutmak ve o mesleğin su-i istimalatını göstermek." O dönemin tarikat ehli ürküp korkarak kaçmış mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Aziz, sıddık kardeşlerim; Sizin sebat ve metanetiniz, masonların ve münafıkların bütün plânlarını akîm bırakıyor. Evet, kardeşlerim, saklamaya lüzüm yok. O zındıklar, Risale-i Nur’u ve şakirtlerini tarîkate ve bilhassa Nakşî tarîkatine kıyas edip, o ehl-i tarîkati mağlûp ettikleri plânlarla bizleri çürütmek ve dağıtmak fikriyle bu hücumu yaptılar.

Evvelâ: Ürkütmek ve korkutmak ve o mesleğin su-i istimâlatını göstermek.

Ve saniyen: O mesleğin erkânlarının ve müntesibîninin kusuratlarını teşhir etmek.

Ve salisen: Maddiyun felsefesinin ve medeniyetinin câzibedar sefahet ve uyutucu lezzetli zehirleriyle ifsad etmekle mâbeynlerinde tesanüdü kırmak ve üstadlarını ihanetlerle çürütmek ve mesleklerini fennin, felsefenin bazı düsturlarıyla nazarlarından sukut ettirmektir ki, Nakşîlere ve ehl-i tarîkate karşı istimâl ettikleri aynı silâhla bizlere hücum ettiler, fakat aldandılar." (Şualar, On Üçüncü Şua)

Elbette o zamanın idarecilerine boyun eğmeyen bütün tarikatların mensuplarını korkutarak, ürküterek ve çeşitli yolları uygulayarak sindirmişlerdir. Ama Risale-i Nur talebelerine yaptıkları her türlü tehdit tutmamış ve yollarından döndürememiştir.

Tarikatta makam birdir ve her şey bir şahsa bağlıdır. Bu şahsın kusurları, hata ve yanlışları gösterilip çürütülürse, o tarikatın dağılması ve zayıflaması kolay hâle gelir.

Risale-i Nur mesleğinde ise makam yoktur, bir şahsa bağlılık söz konusu değildir. Bu hizmette meşveret ve şura esastır. Bir şahıs zayıf bir ip gibi kabul edilirse, ehil kişilerle yapılan meşveret birçok sağlam iplerin bir araya gelmesi ile oluşan kuvvetli bir halat gibi olup asla kopmaz ve dağılmaz.

Cumhuriyet döneminde tarikatlar ya perde altında kalmış ya rejimin gölgesine girmiş (Mevleviler gibi) ya baskı ve zulme dayanamayıp tamamen dağılmış ve bir varlık gösterememiştir (tekke ve zaviyelerin kapanması gibi). Geriye kuvvetli ve müstahkem bir şekilde imanı ve İslamı müdafaa eden sadece Nur cemaati kalmıştır.

Bazı şeyhleri Üstad'a hücum ettirip Risale-i Nur'u iskat etmeye çalışmışlar. Ama muvaffak olamamışlar suistimale bu örnek verilebilir.

"Benim şahsım için mûcib-i hayrettir ki, o itiraz eden zât, benim silsile-i ilimde en mühim üstadım olan Şeyh Fehim’in (k.s.) bir tilmizi ve en ziyade merbut olduğum İmam-ı Rabbânî (r.a.)’ın bir talebesi olduğu halde, herkesten ziyade kusurlarıma, eski karışık hayatlarıma, taşkınlıklarıma bakmayarak bütün kuvvetiyle imdadıma koşmak lazım iken, maatteessüf, ondan tereşşuh eden bir itiraz, bazı zaif arkadaşlarımıza fütur ve ehl-i dalâlete bir senet hükmüne geçtiğini çok teessüfle işittik. O ihtiyar zâttan, çabuk bu su-i tefehhümü izale etmek için tamire çalışmasını, hem duasıyla hem tesirli nasihatiyle yardımını bekleriz." (Kastamonu Lâhikası, 111. Mektup)

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Nakşî tarikatine kıyas edip, o ehl-i tarikati mağlûp ettikleri plânlarla bizleri çürütmek ve dağıtmak fikriyle bu hücumu yaptılar." Tarikatların mağlubiyetinde masonlar nasıl bir rol oynamış?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 376
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...