Üstad, hayvanların ruhlarının baki kalacağını söylüyor. Acaba bu tespit hangi sahih rivayete dayandırılarak söylenmiştir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hayvanların ruhları bâki kalacağını ve hüdhüd-ü Süleymanî (a.s.) ve Neml'i ve Nâka-i Salih (a.s.) ve kelb-i Ashâb-ı Kehf gibi bazı efrad-ı mahsusa hem ruhu, hem cesediyle bâki âleme gideceği ve herbir nev'in, arasıra istimâl için cesedi bulunacağı, rivâyet-i sahihadan anlaşılmakla beraber; hikmet ve hakikat, hem rahmet ve rubûbiyet öyle iktiza ederler."(1)

Yukarıdaki ifadelerden de anlaşıldığı gibi, hayvanların ruhları aynen insan ruhu gibi ebedi olacağı muhakkaktır. Ama hayvanların cesetleri insanların cesetleri gibi ebedi olarak her bir hayvana iade edilmeyecektir. Sadece her hayvan türü için, o türü temsilen bir cesedin yaratılacağı haber veriliyor. Mesela, karınca türünü ebet aleminde bir karınca hem cesedi hem de ruhu ile temsil edecek. Nitekim bazı peygamberlerin sahip olduğu hayvanların hem ruh hem de ceset olarak ebedi alemde yaşayacağı sahih hadislerde belirtilmiştir. Üstad Hazretleri bu hayvanlardan bazılarını yukarıdaki paragrafta belirtmiştir.

Özetle söylemek gerekirse, yokluk yoktur. Varlık sahasına çıkmış her varlık değişik saha ve boyutlarda varlığını devam ettireceklerdir. Bu sadece hayat ve ruh sahiplerine özgü bir durum değil, bütün mahlukat ve mevcudat için geçerli bir durumdur. Mesela, dünya ve içindekiler ahiret aleminde bir müze gibi hatıra nevinden bekaya mazhar olacaklardır.

Bu hususta varit olan bazı hadisler şöyledir:

“Kurbanlarınızı sağlam, güçlü olanlardan seçin, çünkü onlar sırat köprüsünde sizin bineklerinizdir."(2)

“İyi bilesiniz ki, Allah’ın velilerine / dostlarına korku yoktur, onlar üzüntüye de uğramazlar.”(Yunus, 10/62)

mealindeki ayette samimi dostluğun kazanımlarına işaret edilmiştir.

Bu hayvanların da Allah’a karşı gösterdikleri samimi dostlukları söz konusudur. Örneğin; Hüdhüd-ü Süleyman, güneşe tapanlardan şikayetçi oluyor; göklerde ve yerde gizli olan her şeyi bilen Allah’a tapmayı bırakıp da hiçbir şey bilmeyen şuursuz güneşe tapanları adeta ahmaklık ve akılsızlıkla suçluyor.(bk. Neml, 27/24-25).

Keza, Hz. Süleyman (as)’ın karıncası, onun askerlerinin ayakları altında -kazara- ezilmemeleri için, dikkatli bir komutan edasıyla, arkadaşlarının derhal yuvalarının içine, sığınaklara girmeleri talimatını veriyor.(bk. Neml, 27/18). Maiyetindeki raiyelerine samimî hizmet eden bir kraliçenin, askerlerinin -boş yere- burnu kanamasına izin vermeyen bir komutanın tavrını gösteren söz konusu karıncanın, -yaratandan ötürü yaratılanı sevme yarışında- Allah’a karşı samimi dostluk payesini kazandığını göstermektedir.

Ashab-ı Kehf'in köpeğinin gösterdiği fedakârlık zaten dillerde destandır. İnkârcı zenginlerin sofrasını bırakıp, sırf Allah için aç-susuz kalan, ama yüce Allah’a iman eden mağara arkadaşlarının arkadaşlığını tercih etmesi (Kehf, 18/13-18), onun samimi dostluğunun belgesidir.

Hz. Salih (as)’in devesi, zaten baştan başa bir mucize eseridir. Onun peygamberliğinin belgesidir...

Bütün bu ayetlerin ışığında meseleye baktığımızda, sonsuz merhamet ve şefkat sahibi olan Allah’ın, şu mübarek hayvanların ruhlarını yok etmesi düşünülemez.

"Vahşi hayvanlar bir araya toplandığında…" (Tekvir, 81/5)

ayeti, bir yoruma göre hayvanların da mahşer meydanına çıkarılacaklarını haber vermektedir.

"O öyle bir gündür ki, insan kendi eliyle işlediklerine bakar. Kafir de, 'Ne olurdu' der, 'ben bir toprak olsaydım.'" (Nebe, 78/40)

ayeti ise, hayvanların mahşer meydanında karşılıklı olarak hesap verdikten sonra bedenlerinin toprak olacağını haber verir.

Abdullah bin Ömer, Ebu Hureyre ve İmam Mücahidin bu ayetin tefsirlerine göre, Cenab-ı Hak mahşer gününde hayvanları alıp ödeştirecek, sonra da onlara, "Toprak olun!.." buyuracak, sonunda onların hepsinin bedenleri toprak olacak, ruhları ise bakı kalacaktır. Hayvanların cehennem azabından kurtulmalarına gıpta ile bakan kâfirler, kendilerinin de toprak olmalarını arzu edeceklerdir.

Bir hadiste Peygamber Efendimiz (asm),

"Her hak sahibine hakkını vereceksiniz. Hatta boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan kısas suretiyle hakkı alınacaktır."(3)

buyurarak, ahirette hiçbir haksızlığın karşılıksız kalmayacağını bildirir.

“Yerde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki; onlar da sizin gibi bir ümmet olmasınlar. Biz, kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra onlar Rablerine toplanırlar.” (En’am, 6/38)

Hasılı kelam, ayetlerden ve hadisten de anlaşıldığı gibi, insanlar ve cinler gibi, hayvanlar da kıyamet günü sûr üflendiğinde haşrolup Rabblerinin huzurunda toplanacaklar ve ruhları bekaya mazhar olacaktır. Bütün bu ayet ve hadislerden Üstad Hazretleri bu hükmü tahriç etmiştir, diyebiliriz.

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, Üçüncü Şua (Münacat).
(2) bk. Kenzu’l-ummal, h. No: 12177.
(3) bk. bk.Müslim, Birr 15, 60; Tirmizî, Kıyâmet 2; R.Salihın, 204.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...