Üstad, sahabelerin birbirlerini katletmelerine "içtihad" diyor. Birbirlerini öldürmeden çare bulunamaz mıydı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu ihtilafın içine bazı münafıklar ve Yahudiler de fesat sokunca, içtihad savaşı netice verdi. Cemel vakasında her iki taraf da makbul olmasından dolayı, onlar hakkında ileri geri konuşmak doğru değildir. Ehl-i sünnet âlimleri her iki tarafta ölenleri de ehl-i cennet kabul etmişlerdir. Bu bakış açısı sadece Üstada ait değil, âlimlerin müşterek görüşüdür.

Fitne ve nifak, sahabeleri çaresiz bıraktı ve kendilerini bir an harbin içinde buldular. İnsan ne kadar tedbir de alsa faziletli de olsa bazı hadiselerin önüne geçemiyor. Meseleye bu açıdan da bakmak gerekiyor. Hadiseyi bütün yönleriyle incelemeden, sadece içtihad noktasından izah etmek bizi yanlış yollara götürür.

Sahabeler ne kadar mübarek ve faziletli de olsalar, onlar da insan oldukları için bazı hatalara düşebiliyorlar. Ama Allah onların kusur ve hatalarını peşinen affettiğini Kur’an’da açık bir dille beyan etmiştir. İslam’ı bize taşıyan bu mübarekler hakkında ileri geri konuşmak caiz değildir. Unutulmamalı ki, sahabeleri çürütmek dini çürütmek ile eş değerdir; çünkü din onların eli ile bize geldi. Batılı kâfirler, sahabeleri itibarsızlaştırarak İslam’a hücum etmeyi prensip edinmişlerdir; bunlara çok dikkat etmek gerekir.

"Eslaf-ı izam" tabiri sahabe, tabiin, tebe-i tabiin ve bu silsilenin izinden giden müceddid ve kutupları ifade eden genel bir tabirdir. Ve bu mübarek zatların kendi içlerinde Cemel ve Sıffin savaşları gibi birtakım hadiseler ve ihtilaflar vuku bulmuştur.

Bu gibi hadiseler hakkında suizanda bulunmak, sahabelere karşı muhabbet ve hürmeti zedeler. Bu da onların eli ile gelen din hakkında bazı şüphelere yol açar. Ve en nihayetinde insan büyük bir manevi karanlığın içinde boğulup gider.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

drerkan

Bir gün Hz. Peygamber Efendimiz: ”Ya Ali ileride seninle Aişe arasında bir ihtilaf çıkacaktır” diye buyurdu. Hz. Ali -hayretler içeirisnde- “Ben mi?” diye sordu. Efendimiz: “Evet” diye cevap verdi. Bunun üzerine, Hz. Ali: “Haksız taraf ben miyim?” diye sordu. Efendimiz: “Hayır! Ancak aranızda bu olay gerçekleştiğinde Aişe’yi iyice gözetip givenliğinin sağlandığı yere gönder” buyurdu. (İbn Hacer, Fethu’l-Bari, 13/55)

Hz.Peygamber efendimiz, Hz. Ali ile Hz. Zubeyr arasında da bir ihtilafın çıkacağını ve Zubeyr’in haksız olduğunu belirtmişti. Fakat, Hz. Zübeyr bu hadisi unuttuğu için Cemel vakasına katılmış, daha sonra Hz. Ali onu tenha bir yere götürüp bunu hatırlatmış ve o da bunu kabul ederek “bundan sonra asla seninle savaşmam” demişti. (bk. İbn Hacer, a.y)

Hz. Ali efendimiz Hz. AİŞE VE Hz. Zübeyr efendilerimize haksız olduklarını Peygamberimizin hadisleriyle hatırlatıyor.Mütekiben bu iki güzide sahebe savaştan vazgeçip çekiliyorlar. Lakin hz. Zübeyr şehit ediliyor.Yani savaş olmadan öldürme olmadan çözüm yoluna gidiliyordu belkide. Kader bize ders vermek istedi Allah bilir.Halen Ümmetin durumu buna şahit...

Hz.Ali (r.a) meselenin barış yoluyla halledilmesi için Ka'ka isminde bir elçisini Hz. Âişe, Hz. Talha ve Hz. Zübeyr'e göndererek onlara, tefrikanın fenalığını, birlik ve beraberliğin önemini, her şeyin sulh yoluyla daha iyi hall olacağını anlatmasını istedi. O da bu emir gereğince, Hz. Aişe, Hz. Talha ve Hz. Zübeyr'in yanına giderek onlara Hz. Ali'nin görüşlerini: bu yaranın ilâcının sükûnet olduğunu, sükûnet gerçekleştikten sonra her tedbirin alınabileceğini, aksi halde fıtne ve fesat çıkacağını, bunun da İslâm'a ve Müslümanlara getireceği sıkıntının büyük olacağını izah etti. Onlar: "Eğer Ali bu fikirde ise, aramızda bir görüş ayrılığı kalmamıştır." dediler.

Bu neticeden her iki tarafın mensupları da memnun oldular. Böylece bir istikrar, bir sükûn hali hâsıl oldu. Herkes kendisini emniyet ve huzur içersinde görerek çadırlarına çekildiler.

Bu sulhtan, ziyade rahatsız olan münafık İbn-i Sebe, taraftarlarını toplayarak onlara: "Ne yapıp yapıp savaşı kızıştırmanız ve Müslümanları birbirine düşürüp kırdırmanız lâzım. Şayet bir netice alamazsak, bütün gayretimiz boşa gider; hedefe varamamış oluruz." dedi. Ve savaşı başlatmak üzere yeni bir plân hazırladılar. Sabaha yakın saatlerde tatbike koyulacak bu yeni plân gereği, İbn-i Sebe kendi adamlarını Hz. Ali (r.a) ile Hz. Zübeyr ve Talha'nın (r.a) çadırlarının etrafında yerleştirdi. Bunlar daha sonra her iki tarafın çadırlarına baskında bulundular. Gürültü üzerine uyanan Hz. Zübeyr ve Talha (r.a): "Ne var, ne oluyor?" diye sorduklarında, İbn-i Sebe'nin adamları, "Hz. Ali'nin adamları (Kûfeliler) bize gece baskını yaptı," dediler.

Bu haber üzerine Hz. Talha ve Zübeyr (r.a): "Anlaşıldı, Hz. Ali, harbi kesmekte samimî değilmiş." dediler. Öte yandan gürültüyü işiten Hz. Ali (r.a): "Ne oluyor?" diye sordu. Yine İbn-i Sebe'nin adamları: "Karşı taraf bize gece baskını yaptı. Biz de püskürttük." dediler. Hz. Ali de: "Anlaşıldı. Talha ve Zübeyr bizimle sulh meselesinde aynı fikirde değilmişler." dedi. Böylece on bin kişinin hayatına mâl olan Cemel Vak'ası meydana geldi. Hz. Talha ve Zübeyr de bu savaşta şehit düştüler. İbn-i Sebe, böylece Hz. Osman’ın (r.a) katlinden sonra amacına doğru mühim bir merhale daha kat'etmiş oluyordu.
(Sorularlaislamiyet.com)

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
fakirullah

Sahabeler birini katletmek için yola çıkmazlar, onlar bir hakkı savunmak veya bir batılı yok etmek için hareket ederler. Bunu yaparken de önce sözlü anlatma, müzakere, uzlaşma yolunu denerler. Hakta ittifaka yanaşılmazsa son çare olarak batılın ortadan kalkması için batılı savunanları fiilen karşıya alırlar.
Nitekim bahsi geçen tarihi süreçte Hz.Ali(RA) ve karşısındaki sahabe efendilerimiz bu yolları denemiş ve aralarında mutabakat olmuş, lakin münafıklar savaşa çevirmiş durumu. Baştaki içtihad farkından dolayı bir ayrılık göründüğü için vahim neticeyi aşere-i mübeşşereden olan güzide sahabelere yüklemek doğru olmaz. Sahabeler HAKKI SAVUNMAK kastıyla kılıç kuşanırlar. Yoksa niyetleri insanlarla karşı karşıya gelmek değildir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...