"Ve öyle arzuları ve matlapları var ki, ebedî saadetten başka hiçbir şey onları tatmin etmiyor." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Mesela, insana yüz bin saray verilse içinde sayısız hizmetçiler olsa dahasını ister gönlü tok olmaz. Demek insanın hırs ve gönlü bu dünyanın 120 m2 dairesi ile tatmin olmuyor, daha fazlasını istiyor. Bu istek ve hırs, ancak beka alemi ile tatmin olabilir.
Yine insan sonsuz yaşamak istiyor, ölmek istemiyor; bekaya aşk derecesinde müptela ama dünya ölümlü ve fâni. İnsanın bu arzu ve talebi de dünyaya sığmıyor. Bu fâni dünya ile tatmin olamıyor, demek bir beka alemi gerekiyor.
İnsanın fikir ve tasavvuru, hayal ve düşleri çok geniş ve bütün varlıkları kuşatmasına karşın dünya hayatı gayet kısa gayet yetersiz gayet az ve sınırlıdır, demek insanın fikir ve tasavvurları, hayal ve düşleri ancak beka aleminde yerini bulup mutmain olacak.
İnsanın her bir istek ve arzusunun ucu ve tatmin olma ciheti beka alemine bakıyor ve onunla ilgilidir. Dünya hayatı insanın o geniş kabiliyet, duygu ve düşenceleri yanında gayet dar, kasavetli, yetersiz ve sınırlıdır.
Tıpkı anne karnındaki bir bebeğin el, ayak, göz, kulak, burun ve dil gibi azalarını anne karnında kullanamaması ve bu azaların dünyaya işaret etmesi gibi, insanın da bu dar dünyada kalbi, ruhu, vicdanı ve latifeleri tatmin olmaz. Beka alemine bakıyor ve onu istiyor.
İlave bilgi için tıklayınız:
- Beka İçin Yaratılan İnsan Kâinatın Fena Yüzüne Bağlanamaz (Video: Dr. B. SABAZ)
- Huzurun Kaynağı: Ahirete İman! (Video: Dr. A. ÇOLAK)
- "Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem..." Devamıyla izah eder misiniz?
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü