"Yerde iken Arş-ı Âzamı ve İsrafil’in azamet-i heykelini temâşâ eden Gavs-ı Âzam..." cümlesini açıp "azamet-i heykel" hakkında bilgi verir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her bir maneviyatın ve şahsı manevînin istinad ettiği ve temessül ettiği maddî bir şekil ve hususiyet vardır. Mesela akıl var, onun dayandığı ve noktayı istinadı olan beyin var. Aynen bunun gibi kâinatın içini, dışını ve her tarafını ihata ve idare eden manevî bir arş olduğu gibi; bunun temsil edildiği ve merkez olarak halk edildiği maddî bir arş da vardır. İşte bu merkez olan arşın hameleleri dört büyük melekten birisi de İsrafil (a.s)’dır.

Melaikelerin vücutları nuranîdir. Fakat mezkur misallerde olduğu gibi; bu melaikeler hizmet ifa ettikleri yerlere göre çeşitli şekillerde temessül ederler. Ayrıca kendilerine ait makamları ve idare merkezleri vardır.

İşte Gavs-ı Azam (k.s) yerde iken yani âlemi şehadette iken; maneviyatının kuvveti ile arşı temaşa ediyor. Aynen öyle de; İsrafil (a.s)’ın âlemde ifa ettiği vazifelerin bir nevi idare merkezi ve o merkezde de kendisinin asıl mahiyetiyle ve temessülü ile bulunan vaziyetini Gavs-ı Azam (k.s) seyretmiştir.

Azamet-i heykel ifadesi; büyüklük, cesamet, idare ve vazifeyi gösteren bir benzetme ve bir tabirdir.

Nasılki semavatta her bir peygamberin bir makamı vardır. Öyle de Hz. İsrafil (a.s) da sûra üfleme dışında sema dairesinde bazı mühim vazifeleri vardır. Bu vazifeleri ifa ederken; amele, memur ve yardımcı hükmünde sayamayacağımız kadar melaikelerin de piri, reisi ve peygamberidir.

İşte İsrafil (a.s)’ın kendisine terettüp eden vazifeleri sevk ve idare etmek için semavatta bir makamı ve mekânı vardır. Kendisi de orada asıl mahiyetiyle bulunmaktadır.

İşte bu vaziyeti, Gavs-ı Azam (k.s) temaşa ettiğinden; İsrafil (a.s)’ın vaziyeti, azametli heykel suretine teşbih ile ifade edilmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...