"Eğer perde-i gayb açılsa yakinim ziyadeleşmeyecek, diyen İmam-ı Ali ve yerde iken Arş-ı Âzamı ve İsrafil'in azamet-i heykelini temaşa eden Gavs-ı Azam gibi..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Birincisi: 'Eğer perde-i gayb açılsa yakinim ziyadeleşmeyecek.' diyen İmam-ı Ali (ra) ve yerde iken Arş-ı Âzamı ve İsrafil'in azamet-i heykelini temaşa eden Gavs-ı Âzam (k.s.) gibi keskin nazar ve gayb-bîn gözleri bulunan binler aktâb ve evliya-yı azîmeyi câmi ve Âl-i Muhammed namıyla şöhretşiâr-ı âlem olan cemaat-i nuraniyenin icmaile tasdikleridir."(1)

Hz. Ali (ra), "Gayb âlemlerinin üstündeki maddî perdeleri çekilse, imanımda bir artma olmaz" diyerek kâinatın ve şehadet âleminin üstündeki tevhid nakışlarının berraklığına ve kat’îliğine işaret ediyor. Allah kâinata ve içindeki her harika san’atı üzerine silinmez ve taklit edilmez öyle imzalar atmış ve mühürler vurmuş ki, bu mühürlere iyi bakan bir insan, Allah’ın varlığını, birliğini, sonsuz kudret ve ilmini görür ve iman eder. İmam-ı Ali bu ifadesiyle, "Şu sebeplerin ve şehadet perdelerinin tamamı teker teker kalksa da Allah’ın, ahiretin, meleklerin ve peygamberlerin varlığı hususunda yakinimde herhangi bir artma olmayacaktır" mânasını bizlere ders veriyor.

Aynı şekilde Abdulkadir Geylanî (k.s) Hazretleri dünyada bize meçhul ve gaybî olan İsrafil (as)’ı ve arş-ı azamı seyretmiş, görmüş ve bize eserleri ile haber vermiş. İşte bu iki misal Peygamber Efendimiz (asm)'ın hak bir peygamber olduğunu ve O’nun (asm.) en büyük davası olan tevhidin de ne kadar hakkaniyetli bir dava olduğunu ispat eder.

Evet, Üstad, Habib-i Kibriya Efendimiz (asm)’ın hakkaniyetli bir zat olduğunu "Demek bu kâinatın manevi güneşi ve Hâlıkımızın en parlak bir bürhanı bu Habibullah denilen zattır ki; onun şehadetini te’yid ve tasdik ve imza eden aldanmaz ve aldatmaz üç büyük icma' var:"(2) diyerek birinci icma'da binlerce delilden sadece bu iki mübarek zatın hususî hallerini delil getirmektedir.

Bir ağacın canlı olduğuna en güzel şahit, tatlı ve faydalı meyveleri olması gibi, Hazret-i Peygamber (asm)'ın davasının canlı ve hakikat olduğuna en güzel delillerden birisi de onun meyveleri ve neticeleri hükmünde olan milyonlar evliya ve asfiyanın keşif ve kerametleridir. Milyonlarca evliya ve asfiya doğru ve sadık hayatları ile İslam davasının hakkaniyetine işaret ve Peygamber Efendimiz (asm)'in davasının doğruluğuna şahitlik ediyorlar. İmam-ı Ali (ra) ile Abdulkadir-i Geylanî (k.s) Hazretleri buna iki misaldir. Üstad Hazretleri bu geniş ve küllî hakikate bu iki misal ile işaret ediyor.

Dipnotlar:

1) bk. Şualar, Yedinci Şua.

2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 12.731
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

elzemşan
Allah (cc) razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
SIRDAR

Üstad, üç büyük icma'dan üçüncüsü diyor ama özet bilgi veriyor. Sanki dana fazla bilgi olması lazım? Yani peygamberimiz ve sahabeler hakkında bilgi verirken bu iki büyük zatı özet geçmiş...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Orada makam gereği bir örnek verip geçiyor mevzu detay vermek değil yani. Risale-i Nur nakli kavilleri kısa tutmayı pernsip edindiği için bir iki cümle ile yetinmiştir. Ayrıca Abdulkadir Geylanî (k.s) Hazretlerinin kerametleri tevatür şeklinde şöhretşiardır. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
SIRDAR

Yani Mesela Üstad Gavs-ı A'zam Abdülkadir-i Geylânî'nin azamet-i heykelini nereden biliyor? Hangi kaynaktan bu bilgiyi almış?

Kaynağı şu şekilde verilmiştir: Gümüşhanevî, Mecmûatu’l-Ahzâb (Şâzelî), s. 561.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Hll127

keşke  ifadenin nasıl geçtiğini de buraya yazsaydınız...  

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Kullanıcı

Burada neden Hz. Ebubekir değil de, Hz. Ali’nin örnek verilmesinin birkaç özel sebebi var:

1. Konu “gaybı görme” ve “keskin keşif” yeteneği üzerinedir.

Metinde, peygamberi tasdik edenlerin “gayb-bîn gözleri” olduğu vurgulanıyor. Hz. Ali’nin meşhur sözü “Eğer perde-i gayb açılsa yakînim ziyadeleşmeyecek” – yani gayb perdesi kalksa bile imanım artmaz, çünkü zaten kesin bilgiye sahibim – bu bağlamda tam yerinde bir delildir. Bu söz, Ali’nin manevî görüşünün ve yakîninin zirvesini gösterir. Hz. Ebubekir’in de benzer bir mertebesi vardır, ama böyle veciz ve doğrudan keramet-nükteli bir sözü rivayetlerde bu kadar öne çıkmaz.

2. Ali, ledün ilmi ve kerametlerle anılır.

Hz. Ali, özellikle bâtınî ilim, keşif ve keramet konularında evliya arasında en çok örnek gösterilen isimdir. Gavs-ı Âzam (Abdülkadir Geylânî) gibi büyük veliler de aynı vasıfla zikredilir. Bu iki isim, “keskin nazar” sahibi olmanın simgesi hâline gelmiştir. Oysa Hz. Ebubekir daha çok “sıddîkiyet” makamıyla – her şeyi tereddütsüz tasdik etmekle – öne çıkar; burada aranan vasıf ise gaybî müşahede olduğu için Hz. Ali daha uygun düşer.

Sözün güçlü ve meşhur olması da etkilidir.

Hz. Ali’nin sözü veciz, çarpıcı ve meşhurdur. Bu söz, okuyucunun zihninde hemen canlanan, tesirli bir delil hüviyetindedir. Ebubekir’in de üstünlüğü tartışmasızdır, fakat bu özel bağlamda ikna edicilik ve örnekleme kolaylığı Hz. Ali’yi öne çıkarır.

 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Kullanıcı

Önemli bir incelik:

Bu söz, Hz. Ali’nin imanının taklidî (taklit yoluyla) değil, tahkikî (delil ve müşahedeyle kesinleşmiş) olduğunu gösterir. O, kâinattaki tevhid nakışlarını öyle bir berraklıkla görmüştür ki, gaybî hakikatlerin aynen görülmesi bile onun kanaatine bir şey katmaz. Bu da onun imanının bizim gibi sıradan insanlara göre en yüksek mertebede –yani yakîn-i hakikatte– olduğunu ispatlar.

Özetle: Evet, bu söz doğrudan imanın altı şartındaki değişmezliğe delalet eder; fakat asıl vurgusu, bu şartlardan özellikle gaybî olanların (Allah, melek, âhiret, kader vb.) onun nezdinde gözle görülür kadar kesin olduğudur. Dolayısıyla sorduğunuz anlamı tamamen taşır.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...