Block title
Block content

"Zahmetlerde rahmeti ve elemlerde bâki lezzetleri hissedip aramak..." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah, kainatta tertip ve sebepler vasıtası ile iş gördüğü için, bir neticeye ve sonuca ulaşmak, bu tertip ve sebepleri katetmek ile mümkündür. Yani bir elmayı yemek için; ağacı dikip, bakıp, öyle yiyeceksin. Bu dikmek ve bakmak, insan için bir zahmettir; lakin neticesi olan elma ise bir rahmettir. Demek zahmetin neticesi rahmettir.

Namaz kılmak nefse bir zahmettir; lakin dünyevi ve uhrevi faydaları ise; bir rahmettir. Oruç tutmak nefse bir eziyet ve zahmettir; lakin neticesinde kalp ve ruhun inkişaf edip letafet kazanması ve kabir ve ahirette cennet kazanılması da bunun rahmeti ve ücretidir.

Musibetler ve dünyevi sıkıntılar, nefis ve cisim için, birer elem ve azap gibidir. Lakin sabır ve metanet ile onlara razı olmak ve isyan etmeden teslim olmakta, hem dünyevi hem de uhrevi çok lezzetler vardır. Orucun açlığı bir elemdir; lakin neticesindeki menfaat ve faydalar bunun lezzetleri hükmündedir. Burada oruç meşakkat iken, kabirde hakiki ve baki bir lezzet olacaktır. Bunu diğer ibadet ve amellere de tatbik edebiliriz.

Mesela; bir derviş şiddetli bir riyazet ve çile ile nefisine büyük zahmet ve elemler verdirir. Ama sonunda nefsin o kesif arzuları kırılıp, ruh ve kalp mahiyetinde hükmetmeye başlayınca, o zahmet ve elemler rahmet ve ulvi lezzetlere dönüşür. Velayet makamının o nurlu ve tatlı meyvelerini tadar. Yalnız bu tatmak zahmet ve elemin bir neticesidir. Yoksa zahmet ve elemleri atlayarak, rahmet ve lezzetlere ulaşılmıyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...