"Ziyaretinize kardeşim Mustafa ile varmıştık. 'Niçin geldiniz?' diye şefkatli bir tekdire binâen müteessirâne geriye döndük." Üstad bu ağabeylerle neden görüşmemiş?
Değerli Kardeşimiz;
Üstad Hazretleri bu ağabeylerin ziyarete neden gelmemeleri gerektiğini, Şefkat Tokatları risalesi olan Onuncu Lem'a’da şu şekilde izah ediyor:
"İKİNCİ MUSTAFA’LAR: Kuleönü’ndeki kıymettar, çalışkan, mühim bir talebem olan Mustafa ile onun çok sadık ve fedakâr arkadaşı Hafız Mustafa’dır (r.h.). Ben Bayramdan sonra, ehl-i dünya bize sıkıntı verip hizmet-i Kur’âniyeye fütur vermemek için, 'Şimdilik gelmesinler.' diye haber göndermiştim. 'Şayet gelecek olurlarsa birer birer gelsinler.' Halbuki bunlar, üç adam birden, bir gece geldiler. Fecirden evvel hava müsaitse gitmek niyet edildi. Hiç vuku bulmadığı bir tarzda, hem Mustafa Çavuş, hem Süleyman Efendi, hem ben, hem onlar, zâhir bir tedbiri düşünemedik, bize unutturuldu. Herbirimiz ötekine bırakıp ihtiyatsızlık ettik."
"Onlar fecirden evvel gittiler. Öyle bir fırtına onları iki saat mütemadiyen tokatladı ki, bu fırtınadan kurtulmayacaklar diye telâş ettim. Şimdiye kadar bu kışta ne öyle bir fırtına olmuş ve ne de bu kadar kimseye acımıştım. Sonra Süleyman’ı, ihtiyatsızlığının cezası olarak arkalarından gönderip, sıhhat ve selâmetlerini anlamak için gönderecektim. Mustafa Çavuş dedi: 'O gitse o da kalacak. Ben de onun arkasından gidip aramak lâzım. Benim arkamdan da Abdullah Çavuş gelmek lâzım.' Bu hususta 'Tevekkelnâ alâllah' dedik, intizar ettik."(1)
(1) bk. Lem'alar, Onuncu Lem'a (Şefkat Tokatları).
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Mustafa abinin haleti, Cuma gecesine yetişememiş olması, hadisatın iç yüzü yani ruhuna işaret ediyor. İşin olacağı varsa sebeplerin boşa düşmesi ve aksi halde ise en mutad düzenin dahi işlememesi ki, gazyağı kokusunu duymamak bunun en tipik örneği. Kişinin olacaksa işi, mermere geçer dişi, olmaycaksa işi, muhallebide kırılır dişi. Bazen en kısıtlı imkanlarda akıl almaz şeyler olurken, bazen de her şeye rağmen olmuyor