Block title
Block content

Aciz insan, nasıl "Ayine-i Samed" olur?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın mahiyet ve fıtratı, Allah’ın isim ve sıfatlarının bir tecelli sahası ve bir yansıma aynasıdır. Allah insana isim ve sıfatlarını tanıtıp sevdirmek için, insanın mahiyet ve fıtratında tecelli ediyor. İnsanın vazifesi ise bu tecellileri iman ve marifet gözlüğü ile görüp okumaktır. Bu okumak ve görmekten insan manen çok yüksek makam ve derecelere ulaşabilecek bir mahiyettedir.

 Nasıl insan kainatın küçük bir misali ve modeli ise, insandaki kalp de aynı şekilde insan mahiyetinin küçültülmüş bir misali ve modeli hükmündedir. Nasıl kainat aynasında Allah’ın isimleri azametli bir şekilde tecelli ediyor ise, aynı isim ve sıfatlar daha mütevazi ve okunaklı bir şekilde insanın manevi cephesinde ve mahiyetinde de tecelli ediyor. Aynı isim ve sıfatlar daha da ince ve nurani bir şekilde insanın kalbinde de tecelli ediyor.

Allah insanın kalbini öyle duygu ve arzular ile donatmış ki, insanın kalbinde her bir ismi tartıp tadacak bir nispeti ve manevi ipi kalpte hayat suretinde kaynatıyor. İşte insan kabiliyeti ve katettiği mertebe ve makama göre bu kalbi nispetler ve iplerle Allah’ın isim ve sıfatlarını tanıyor ve onlarla irtibat ve alaka kuruyor. İrtibat ve alaka kuvveti nispetinde velayet makamlarına erişiyor. Burada insanın kabiliyet ve kapasite rengi hakimdir. Yani insan kabiliyeti nispetinde Allah’ı tanıyabilir.

Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, insan model olarak  Allah’ın bütün isim ve sıfatlarına mazhar ve makes olacak dev bir aynadır; sadece maddi hacmi ve boyutları küçüktür. Yani kainat ile insan arasında tecelli noktasından tek fark, boyut ve büyüklük farkıdır; yoksa keyfiyet noktasından hiçbir fark yoktur.

İşte böyle mükemmel, azametli ve geniş bir mahiyete sahip olan insan kainatın, umumunda tezahür ve tecelli eden isim ve sıfatları birden ruh aynasında kabul edip okuyabilir. Allah kainattaki maksadını bir fertte de gösterir ve göstermiştir. Miraçtaki hadisenin özü de bu tezahür ve insanın ne denli dev bir ayna olduğunun ilanıdır.

Acziyet kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak kadar zayıf ve iktidardan yoksun anlamında kullanılmıştır. Yani ihtiyaçları hem kainatı kuşatmış hem de ebede uzanmış olmasına rağmen bunlardan en basitini dahi tedarik edemeyecek kadar acizdir insan.

Burada daha çok insanın iktidarsızlığına vurgu vardır. Bu acizlik penceresi de aciz olmayan Allah’a açılıyor. İnsan acizlik damarı ile aciz olmayan Allah’ı idrak ediyor. Her şeyin acizlik damarı ile Allah’a muhtaç olduğunu görüp, tam tevazu ile kulluğa yöneliyor. Demek insandaki acizlik Allah’a kusursuz ayna olma yolunda önemli bir faktördür. Acziyet ile kusursuz ayna olmak manası bir birine zıt değil biribirini tamamlayan iki unsurdur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, Dördüncü Lem'a | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4533 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...