"Samed" ismi kâinatta nasıl tecelli ediyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Samediyet, Allah’ın her türlü ihtiyaçtan münezzeh olmakla birlikte, her varlığın bütün ihtiyaçlarını bizzat gördüğü manasını ifade eder.

Üstad’ın ayna misalinden hareket ederek diyebiliriz ki, bütün aynalar ışık sahibi olmakta Güneş'e muhtaçtırlar, Güneş ise aynalarda gösterdiği ışıklara asla muhtaç değildir.

Bütün canlıların hayatları Muhyi isminin tecellisiyledir ve Allah’ın hayat sıfatı varlıkların hayatlarına muhtaç olmaktan münezzehtir.

Keza, bütün rızıklanan canlılarda Allah’ın Rezzak ismi tecelli etmektedir ve Allah rızka muhtaç olmaktan münezzehtir. Bir ağaç, meyve vermesi için toprağa, suya, güneşe, bahara muhtaçtır. Onun bütün bu ihtiyaçlarını bizzat Allah görmektedir. Bu ise çok açık bir samediyet turrasıdır. Cenab-ı Hakk’ın ne o ağaca, ne onun meyvesine, ne de onun hizmetine koşturduğu bu hizmetçilere muhtaç olmadığı izaha muhtaç olmayan açık bir hakikattir.

Varlığa baktığımızda, her varlığın yüzlerce ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Hususan insanların ihtiyaçları sonsuz denecek kadar çoktur. Bebeklikten mezara gidinceye kadar ve oradan da mahşere, mahşerden de inşallah cennete varıncaya kadar bu ihtiyaçlar hep devam eder.

Bir varlığın muhtaç olduğu şeyleri o varlığın kendisinin temin etmesi mümkün değildir. Ne Güneşi çevirmeye ve ne de yağmuru yağdırmaya kimsenin gücü yetmez. Gel gör ki, bu ihtiyaçlar en kolay bir şekilde muhtaçların imdadına gönderiliyor. İşte bu ihsan ve ikram "Samediyet"in tecellisidir.

Samediyetin tecellisi Yirmi İkinci Söz'de şöyle ifade edilmektedir:

"Evet, her bir zihayatta biri ehadiyet sikkesi, diğeri samediyet turrası bulunuyor. Zira bir zîhayat ekser kâinatta cilveleri görünen esmayı birden kendi âyinesinde gösteriyor. Âdeta bir nokta-i mihrakıye hükmünde, Hayy-ı Kayyum’un tecelli-i ism-i a’zamını gösteriyor. İşte ehadiyet-i zatiyeyi, Muhyî perdesi altında bir nevi gölgesini gösterdiğinden bir sikke-i ehadiyeti taşıyor."

"Hem o zihayat, bu kâinatın bir misal-i musağğarı ve şecere-i hilkatin bir meyvesi hükmünde olduğu için kâinat kadar ihtiyacatını birden kolaylıkla küçücük daire-i hayatına yetiştirmek, samediyet turrasını gösteriyor. Yani o hal gösteriyor ki onun öyle bir Rabb’i var ki ona, her şeye bedel bir teveccühü var ve bütün eşyanın yerini tutar bir nazarı var. Bütün eşya, onun bir teveccühünün yerini tutamaz.”(1)

1) bk. Sözler, Yirmi İkinci Söz, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...