Altıncı Şuâ, İkinci Sual'in İkinci Cihetini; konuyla bağlantılı olarak açar mısınız?
Değerli Kardeşimiz;
İkinci Cihet: Bu tarzdaki salâvatın namaza tahsis-i hikmeti ise, meşahir-i insaniyenin en nuranî en mükemmeli en müstakimi olan enbiya ve evliyanın kafile-i kübrasının gittikleri ve açtıkları yolda, kendisi dahi o yüzer icmâ ve yüzer tevatür kuvvetinde bulunan ve şaşırmaları mümkün olmayan o cemaat-i uzmâya, o sırat-ı müstakimde iltihak ve refakat ettiğini tahattur etmektir. Ve o tahatturla şübehat-ı şeytaniyeden ve evham-ı seyyieden kurtulmaktır. (Şualar, 6. Şua, İkinci Sual'in İkinci Cihet)
İnsanlık âleminin en büyük en makbul en sağlam ve en güvenilir topluluğu, peygamberler ve onların izinden giden evliya ve alimlerdir. Biz namazda bu salavatı okuduğumuzda kimin izinden gittiğimizi kime tabi olduğumuzu kime dayandığımızı hatırlar ve vehim ve kuruntulardan azade oluruz.
İki yüz yirmi dört bin peygamber hadsiz mucizeleri ile milyonlarca alim sayısız akli ve mantıki delilleri ile milyonlarca evliya kalbi keşif ve kerametleri ile en sağlam ve sarsılmaz yolun iman ve İslam yolu olduğunu gösteriyor ve biz müminlere müthiş bir güven ve huzur veriyorlar. Bu huzur ve güven sayesinde şeytanın vehim ve şüphelerinden korunmuş oluyoruz.
Salli ve barik salavatları bu muazzam yolu ve yolcuları hatırlatan ve bize manevi bir huzur ve güven hissi veren muazzam bir dua biçimi oluyor. Bu sebeple beş vakit namazda bu salavatları sürekli tekrarlayarak bu güven ve huzuru tazeliyoruz. Ta ki imanımız sürekli zinde ve canlı kalabilsin.
İnsanlığın diğer gurubu ve topluluğu ise dallin olan kâfirlerin yoludur ki, bu yol hem sapkın hem de tarihin her döneminde ilahi ve semavi tokatlara maruz kalmış Allah’ın hoşnut ve razı olmadığı bir topluluktur.
"Evet, kavm-i Nuh ve Semûd ve Âd ve Firavun ve Nemrud gibi bütün muarızlar, gazab-ı İlâhîyi ve azabını ihsas edecek bir tarzda gaybî tokatlar yedikleri gibi, kàfile-i kübrânın Nuh Aleyhisselâm, İbrahim Aleyhisselâm, Mûsâ Aleyhisselâm, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm gibi bütün kudsî kahramanları dahi, harika ve mu’cizâne ve gaybî bir surette mu’cizelere ve ihsanat-ı Rabbâniyeye mazhar olmuşlar."
"Bir tek tokat hiddeti, bir tek ikram muhabbeti gösterdiği halde, binler tokat muarızlara ve binler ikram ve muavenet kàfileye gelmesi, bedahet derecesinde ve gündüz gibi zâhir bir tarzda, o kàfilenin hakkaniyetine ve sırat-ı müstakîmde gittiğine şehadet ve delâlet eder." (bk. age., a.y.)
Yani zayıf ve basit fikirli bir mümin dahi şu ifadelerden kimin doğru kimin eğri kimin gazaba kimin rahmete erişeceği sonucuna kolayca ulaşır. Böylece kendine sağlam ve sarsılmaz bir dayanak yaparak şeytanın vehim ve şüphelerinden kendini muhafaza edebilir.
Salli ve barik salavatlarının içeriğinde böyle muazzam ve mükemmel bir delil bir dayanak bir huzur ve güven duygusu mevcut.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü