Ayetü'l-Kübra'nın başında, fehmi işkâl eden sebeblerin anlatıldığı yerde, Birinci ve Beşinci madde arasında bir tenakuz söz konusu mu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bu risalenin fehmini işkâl eden beş sebep var:"

"Birincisi: Ben kendi müşahedatımı kendi fehmime göre ve kendim için yazdım. Sair kitaplar gibi başkalarının fehmine ve telâkkisine göre yazmadım. (...)"

"Beşincisi: Ben Ramazan'ın feyziyle bu risalenin nurlarına mazhar olmaklığımla beraber, birkaç cihette halim perişan ve birkaç hastalıkla vücudum sarsıldığı bir zamanda acele yazılıp, birinci müsveddeyle iktifa edildi. Hem yazdığım vakit, irade ve ihtiyarımla olmadığını hissettiğimden, kendi fikrimle tanzim veya ıslah etmeyi muvafık görmediğim için bir parça fehmi işkâl edecek bir vaziyet aldı. Hem Arabî fıkralar içine çok girdi. Hattâ Birinci Makam baştan başa Arabî olduğundan içinden çıkarıldı, müstakil yazıldı."(1)

İlhamı, hususî ve umumî olarak iki kısma ayırabiliriz. İlham şahsa mahsus olduğu zaman hususiyet kesb ediyor. Yani sadece o zatın kendi âlemine muvafık bir şekilde cereyan ediyor. Şayet bütün insanların müşterek bir meselesi olursa, o zaman şahsın aynasında parlayan ilham umumileşiyor ve bütün insanlığa hitap ediyor.

Birinci müşkülde "İlham bana hususi geldiği için, sair insanlar anlamakta zorlanabilir" denilirken, Beşinci müşkülde "İrade ve ihtiyarımla o ilhamı şekillendiremedim" deniliyor. Yani her iki ifade de ilhamın iradî bir şey olmadığına işaret ettiği için, aralarında bir tenakuz yoktur. İlhamî bir yazıya "benim yazım" demekte bir beis yoktur, zira "benim" ifadesi ilhamın kendisine geldiğine işaret ediyor.

Üstad Hazretlerinin şahsına mahsus ilhamları olduğu gibi, umumu alakadar eden ilhamları da vardır. Üstad, şahsına gelen ilhamlara iradesi ile müdahale edemeyebilir.

Allah’ın “kelam” sıfatının tecellisi, peygamberlere vahy etmekten, bal arısına ilham etmeye (Nahl, 16/68) kadar çok geniştir. De ki: “Rabbimin sözlerini yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadar da ilave etsek (denizlere deniz katsak); Rabbimin sözleri tükenmeden önce denizler tükenirdi.”(Kehf Suresi, 18/109) âyeti yüce Allah’ın kelam sıfatının kudret, ilim ve irade sıfatları gibi nihâyetsiz olduğunu bize haber vermektedir.

Bu itibarla Allah’ın Kelam sıfatı sadece Kur’ân’dan ibaret değildir. Peygambere gelen “Kudsî Hadisler”den tutun, evliya ilhamı, melek ilhamı ve hayvanat ilhamına kadar geniş ve sonsuzdur. Ancak evliya ilhamı da olsa, bazı te’vil hataları olabilir. Bunlar hadîse ait zannedildiğinden, sanki hadîs hatalıymış ve hakikate aykırıymış gibi anlaşılmış. Bu da hadîslerin zayıflığına veya inkârına sebep olmuştur.

Bazı ilhamlar, rüya gibidir. Bazı velilerin ilhamlarına tabir gerekebilir. Te’vil etmeden olduğu gibi nakletmek, yanlış anlaşılmalara sebep olabilir.

(1) bk. Şualar, Yedinci Şua (Ayetü'l-Kübra).

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 4.495
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...